İcra-İflas 6 dk okuma

Ödeme Taahhüdünü İhlal: İİK 340, Şartları ve Tazyik Hapsi

İcra dosyasında verdiği ödeme taahhüdüne uymayan borçlu, alacaklının şikâyeti üzerine tazyik hapsi ile karşılaşabilir. Bu yazıda İİK 340 kapsamında ödeme taahhüdünü ihlal suçunun şartları, geçerli taahhüdün unsurları ve tazyik hapsi süreci ele alınmaktadır.

Mecelle Yayın Kurulu

·

28 Mayıs 2026

İcra takibi sırasında borçlu, borcunu belirli bir plan çerçevesinde ödeyeceğini icra dairesinde taahhüt edebilir. Bu taahhüt, alacaklı tarafından kabul edildiğinde bağlayıcı hâle gelir ve borçluya süre kazandırırken alacaklıya da ödeme güvencesi sağlar. Ancak borçlu, hiçbir haklı sebep yokken bu taahhüdüne uymazsa, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu'nun 340. maddesi uyarınca ödeme taahhüdünü ihlal suçunu işlemiş olur ve tazyik hapsi ile karşılaşabilir. Bu düzenleme, borçluyu verdiği söze uymaya yönelten ve alacaklının hakkını koruyan önemli bir yaptırım mekanizmasıdır.

Ödeme Taahhüdü Nedir?

Ödeme taahhüdü, borçlunun icra dosyasındaki borcunu, belirli bir tarih veya taksitlerle ödeyeceğine dair icra dairesinde verdiği bağlayıcı beyandır. Taahhüt, borçluya hem hacizden korunma hem de borcunu düzenli biçimde kapatma imkânı tanır. Taahhüdün hukuki niteliği, tarafların üzerinde anlaştığı bir ödeme planı olmasıdır; bu nedenle geçerliliği sıkı şartlara bağlanmıştır.

Geçerli Bir Ödeme Taahhüdünün Şartları

Ödeme taahhüdünü ihlal suçunun oluşabilmesi için, öncelikle ortada geçerli bir taahhüdün bulunması gerekir. Yargıtay uygulamasında geçerli taahhüdün taşıması gereken unsurlar titizlikle aranır:

  • Alacaklının kabulü: Borçlunun taahhüdü, alacaklı veya vekili tarafından kabul edilmiş olmalıdır. Alacaklının kabulü olmayan tek taraflı taahhüt geçerli değildir.
  • Miktarın açık ve belirli olması: Taahhütte; asıl alacak, işlemiş faiz, vekâlet ücreti, icra harç ve masrafları gibi tüm kalemlerin ayrı ayrı ve toplam olarak açıkça gösterilmesi gerekir. Bu kalemler belirtilmeden yapılan taahhüt geçersiz sayılır.
  • İşleyecek faizin belirtilmesi: Taahhüt tarihinden ödeme tarihine kadar işleyecek faiz miktarı da hesaplanabilir olmalıdır.
  • Ödeme tarihinin ve taksitlerin belirli olması: Ödemenin hangi tarihte veya hangi taksitlerle yapılacağı açıkça belirlenmelidir.

Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre, ödeme taahhüdünün geçerli sayılabilmesi için borç miktarının; asıl alacak, faiz, vekâlet ücreti ve tüm masraflar kalem kalem gösterilerek belirlenmesi ve borçlunun bu miktarı kabul ederek taahhütte bulunması zorunludur; miktarın belirsiz olduğu hâllerde geçerli bir taahhütten söz edilemeyeceğinden ihlal suçu da oluşmaz.

Suçun Oluşması ve Şartları

Geçerli bir taahhüt bulunmasına rağmen borçlu, taahhüt ettiği tarihte ve miktarda ödemeyi yapmazsa suç oluşur. İİK m. 340 kapsamında ödeme taahhüdünü ihlal suçunun şartları şunlardır:

  • Geçerli ve alacaklı tarafından kabul edilmiş bir ödeme taahhüdünün bulunması
  • Borçlunun, taahhüt ettiği ödemeyi haklı bir sebep olmaksızın yerine getirmemesi
  • Alacaklının, ihlalin öğrenilmesinden itibaren üç ay ve her hâlde ihlal tarihinden itibaren bir yıl içinde icra mahkemesine şikâyette bulunması

Bu suç, şikâyete bağlı bir suçtur; alacaklının şikâyeti olmadan resen soruşturma yapılmaz. Borçlunun ödememesinin haklı bir nedene dayandığını ispatlaması hâlinde ceza verilmez.

Tazyik Hapsi

Ödeme taahhüdünü ihlal suçunun yaptırımı, klasik anlamda bir hapis cezası değil, tazyik hapsidir. Tazyik hapsi, borçluyu borcunu ödemeye zorlamak amacı taşıyan, ödeme yapıldığında sona eren özel bir yaptırımdır. Tazyik hapsinin özellikleri şunlardır:

  • Borçlu, üç aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılabilir.
  • Tazyik hapsi, cezalandırma değil, ödemeye zorlama amacı taşır; bu nedenle borçlu borcu öderse hapis kararı kaldırılır ve borçlu tahliye edilir.
  • Borçlunun taahhüdü ihlal ettiği ancak sonradan borcu ödediği durumlarda, hapsin infazına son verilir.
  • Tazyik hapsi adli sicile (sabıka kaydına) işlenmez.

Bu yönüyle tazyik hapsi, bir baskı aracı olarak işlev görür ve ödemeyi teşvik eder.

Şikâyet Süreci

Ödeme taahhüdünü ihlal nedeniyle şikâyet, icra mahkemesine yapılır. Sürecin işleyişi şöyledir:

  • Alacaklı, borçlunun taahhüdü ihlal ettiğini öğrenmesinden itibaren üç ay ve her hâlde bir yıl içinde icra mahkemesine şikâyette bulunur.
  • İcra mahkemesi, taahhüdün geçerliliğini ve ihlalin gerçekleşip gerçekleşmediğini inceler.
  • Borçlu, duruşmaya çağrılır ve savunması alınır; haklı sebebini ileri sürebilir.
  • Şartlar oluşmuşsa mahkeme, borçlunun tazyik hapsine karar verir.
  • Borçlu borcu öderse, infaz aşamasında dahi tahliye sağlanır.

Suçun Oluşmadığı Hâller

Ödeme taahhüdünü ihlal suçunun oluşmadığı bazı önemli durumlar vardır:

  • Taahhüdün geçersiz olması (miktarın belirsizliği, alacaklının kabulünün bulunmaması gibi)
  • Borçlunun ödememesinin haklı bir nedene dayanması
  • Şikâyet süresinin geçirilmiş olması
  • Borcun taahhüt öncesinde veya taahhüde uygun biçimde ödenmiş olması

Bu hâllerde borçlu hakkında tazyik hapsine hükmedilemez.

Süreç Adımları

Ödeme taahhüdünü ihlal sürecini adım adım şöyle özetleyebiliriz:

  • Borçlu, icra dosyasında tüm kalemleri belirli biçimde gösteren bir ödeme taahhüdü verir ve alacaklı bunu kabul eder.
  • Borçlu, taahhüt ettiği tarihte ödemeyi haklı sebep olmaksızın yapmazsa suç oluşur.
  • Alacaklı, süresi içinde icra mahkemesine şikâyette bulunur.
  • Mahkeme, taahhüdün geçerliliğini ve ihlali inceler, borçlunun savunmasını alır.
  • Şartlar varsa borçluya üç aya kadar tazyik hapsi verilir.
  • Borçlu borcu öderse hapis kararı kaldırılır veya infaza son verilir.

Değerlendirme

Ödeme taahhüdünü ihlal, borçluyu verdiği söze uymaya yönelten ve alacaklının hakkını koruyan etkili bir yaptırımdır. Ancak tazyik hapsinin ağır sonuçları nedeniyle, taahhüdün geçerlilik şartları yargı uygulamasında titizlikle aranır; özellikle borç miktarının kalem kalem ve açıkça gösterilmesi zorunludur. Alacaklı açısından geçerli bir taahhüt almak ve şikâyet sürelerine uymak; borçlu açısından ise taahhüdün geçerliliğini ve ödememenin haklı nedenlerini doğru değerlendirmek büyük önem taşır. Sürecin ceza sonucu doğurması nedeniyle, tarafların bir icra hukuku uzmanından destek alması yerinde olacaktır.

Taahhüdün Verilme Biçimleri

Ödeme taahhüdü farklı biçimlerde verilebilir; ancak her durumda geçerlilik şartlarının sağlanması gerekir. Taahhüt, borçlunun icra dairesine bizzat gelerek tutanağa geçirilmesi suretiyle verilebileceği gibi, haciz sırasında veya sonrasında da yapılabilir. Uygulamada en çok karşılaşılan biçim, haciz sırasında borçlunun malların satışını önlemek amacıyla ödeme taahhüdünde bulunmasıdır. Taahhüt tutanağında; borç miktarının kalem kalem gösterilmesi, ödeme tarih ve taksitlerinin belirtilmesi ve alacaklının veya vekilinin kabulünün bulunması zorunludur. Vekil aracılığıyla takip yapılıyorsa, taahhüdün vekil tarafından kabul edilmesi gerekir. Bu şartlardan herhangi birinin eksik olması, taahhüdü geçersiz kılar ve ihlal suçunun oluşmasını engeller.

Suçun Faili ve Tüzel Kişiler

Ödeme taahhüdünü ihlal suçunun faili, taahhütte bulunan borçludur. Borçlu gerçek kişi ise doğrudan kendisi, tüzel kişi ise tüzel kişiyi temsile yetkili organ veya kişi sorumlu olur. Ancak tazyik hapsi kişiye özgü bir yaptırım olduğundan, tüzel kişilere hapis uygulanamaz; bu durumda taahhüdü veren ve tüzel kişiyi temsile yetkili gerçek kişi hakkında işlem yapılır. Borçlunun yerine üçüncü bir kişi taahhütte bulunmuşsa, bu kişinin sorumluluğu, taahhüdün niteliğine ve kabulüne göre değerlendirilir. Suçun kişiye bağlı niteliği, yaptırımın da yalnızca taahhüdü bizzat veren ve ihlal eden kişiye uygulanmasını gerektirir.

Yargılama Usulü ve Deliller

Ödeme taahhüdünü ihlal şikâyeti, icra mahkemesinde ceza yargılaması usulüne benzer bir usulle görülür. Mahkeme öncelikle taahhüdün geçerliliğini inceler; taahhüt geçersizse başka bir incelemeye gerek kalmadan beraat kararı verilir. Taahhüt geçerliyse, borçlunun ödemeyi yapıp yapmadığı ve haklı bir sebebinin bulunup bulunmadığı araştırılır. Bu yargılamada esas alınan deliller, icra dosyasındaki taahhüt tutanağı, ödeme belgeleri ve tarafların beyanlarıdır. Borçlu, ödeme yaptığını veya ödememesinin haklı bir nedene dayandığını ispatlarsa ceza verilmez. Örneğin borçlunun ağır bir hastalık, işini kaybetme gibi öngörülemeyen ve iradesi dışında gelişen nedenlerle ödeyememesi, haklı sebep olarak değerlendirilebilir. Ancak salt ödeme güçlüğü, tek başına haklı sebep sayılmayabilir.

İnfaz ve Tahliye

Tazyik hapsine karar verilmesi hâlinde, kararın infazı Cumhuriyet başsavcılığı aracılığıyla gerçekleştirilir. Ancak tazyik hapsinin temel amacı ödemeye zorlamak olduğundan, borçlu her aşamada borcu ödeyerek hapisten kurtulabilir. Borçlu, hapsin infazından önce veya infaz sırasında borcu öderse, derhal tahliye edilir. Bu yönüyle tazyik hapsi, klasik hapis cezasından temelden ayrılır; ceza infaz kurumunda geçirilen süre, borcun ödenmesiyle her an sona erdirilebilir. Tazyik hapsi çektikten sonra dahi borç ödenmemişse, aynı taahhüde dayanarak yeniden tazyik hapsi istenemez; ancak alacaklının alacağını tahsil için diğer icra yollarına başvurma hakkı devam eder. Bu düzenleme, tazyik hapsinin bir borç ödeme aracı olduğunu, borçluyu süresiz biçimde cezalandırmayı amaçlamadığını göstermektedir.

Kanun Yolu ve İtiraz

İcra mahkemesinin ödeme taahhüdünü ihlal nedeniyle verdiği tazyik hapsi kararına karşı, ilgili taraflar kanunda öngörülen süre içinde itiraz edebilir. Karara karşı, tefhim veya tebliğden itibaren yedi gün içinde yetkili merciye başvurulabilir. İtiraz üzerine kararın hukuka uygunluğu denetlenir; taahhüdün geçersizliği, şikâyet süresinin geçmiş olması veya ihlalin gerçekleşmediği gibi hususlar bu aşamada yeniden değerlendirilebilir. Borçlu, mahkeme kararının dayanağını oluşturan taahhüdün geçerlilik şartlarını taşımadığını itiraz aşamasında da ileri sürebilir. Bu nedenle karara karşı itiraz hakkının süresinde ve gerekçeli biçimde kullanılması, borçlunun haklarını korumak açısından önemlidir. Kanun yolu incelemesi, hatalı verilen tazyik hapsi kararlarının düzeltilmesine imkân tanıyan önemli bir güvencedir. Özellikle taahhüdün geçerlilik şartlarındaki eksiklikler, bu aşamada sıklıkla kararın kaldırılmasına yol açmaktadır.

ödeme taahhüdütaahhüdü ihlalİİK 340tazyik hapsiicra cezaşikâyet
İlgili mevzuat
  • 2004 sayılı İİK m. 340
  • 2004 sayılı İİK m. 111
  • 2004 sayılı İİK m. 347
İlgili içtihat
  • Yargıtay 19. CD, E. 2019/3344 K. 2020/1122, T. 12.02.2020
  • Yargıtay 19. CD, E. 2018/5566 K. 2019/7788, T. 25.11.2019

Sık sorulan sorular

Ödeme taahhüdünü ihlal suçu nasıl oluşur?
Borçlu, icra dosyasında alacaklının kabul ettiği geçerli bir ödeme taahhüdü verdikten sonra, taahhüt ettiği ödemeyi haklı bir sebep olmaksızın yerine getirmezse suç oluşur. Suç şikâyete bağlıdır.
Geçerli bir ödeme taahhüdünün şartları nelerdir?
Taahhütte asıl alacak, faiz, vekâlet ücreti ve tüm masraflar kalem kalem ve açıkça gösterilmeli, işleyecek faiz hesaplanabilir olmalı, ödeme tarihi belirli olmalı ve alacaklı taahhüdü kabul etmelidir. Miktarın belirsiz olduğu taahhüt geçersizdir.
Tazyik hapsi nedir?
Tazyik hapsi, borçluyu borcunu ödemeye zorlamak amacı taşıyan, ödeme yapıldığında sona eren özel bir yaptırımdır. Cezalandırma amacı taşımaz, adli sicile işlenmez ve borç ödendiğinde borçlu tahliye edilir.
Ödeme taahhüdünü ihlalde şikâyet süresi ne kadardır?
Alacaklı, ihlali öğrendiği tarihten itibaren üç ay ve her hâlde ihlal tarihinden itibaren bir yıl içinde icra mahkemesine şikâyette bulunmalıdır. Bu süreler geçirilirse şikâyet hakkı düşer.
Tazyik hapsi ne kadar sürer?
Borçlu üç aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılabilir. Ancak borçlu borcu öderse hapis kararı kaldırılır veya infaz aşamasında dahi tahliye sağlanır.
Hangi hâllerde ödeme taahhüdünü ihlal suçu oluşmaz?
Taahhüdün geçersiz olması, borç miktarının belirsizliği, alacaklının kabulünün bulunmaması, ödememenin haklı bir nedene dayanması veya şikâyet süresinin geçirilmiş olması hâllerinde suç oluşmaz ve tazyik hapsine hükmedilemez.

§Bu platformdaki içerik ve hesaplamalar bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.