İçtihat arama
YargıtayCeza

Tehdit suçunda korkutma unsuru ve ciddiyet değerlendirmesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2020/5106 K. 2021/3489, T. 11.02.2021

Özet

Tehdit, bir kimseye kendisi veya yakınının hayatına, vücut bütünlüğüne ya da malvarlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceğinin bildirilmesiyle oluşur. Sözlerin, mağdurda ciddi bir korku ve endişe yaratmaya elverişli olması gerekir.

Karardan
Somut olayda, sanığın katılana yönelttiği sözlerin, onda ciddi bir korku ve kaygı oluşturmaya elverişli nitelikte tehdit oluşturup oluşturmadığı değerlendirilmelidir. Tehdit suçu, bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle korkutmakla oluşur. Suçun oluşabilmesi için, açıklanan sözlerin objektif olarak mağduru korkutmaya, onda ciddi bir endişe yaratmaya elverişli ve nesnel olarak gerçekleştirilebilir nitelikte bulunması yeterlidir; failin gerçekten gerçekleştirme niyeti taşıması aranmaz. Ani gelişen bir tartışma sırasında öfkeyle söylenen ve tehdit ciddiyetinden yoksun sözler ile gerçek anlamda korkutma amacı taşıyan ifadeler birbirinden ayrılmalıdır. Sözlerin söyleniş biçimi, olayın gelişimi ve tarafların içinde bulunduğu durum bir bütün olarak değerlendirilmelidir. Somut olayda bu ölçütler gözetilmeden ve tehdidin ciddiyeti tartışılmadan karar verilmesi isabetsizdir. O halde hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Anahtar kavramlar
tehditkorkutmaciddiyetelverişlilikmalvarlığına tehditmanevi cebir
İlgili mevzuat
  • 5237 sayılı TCK m.106
  • 5237 sayılı TCK m.107
  • 5237 sayılı TCK m.61

§İçtihat veri seti v1 sürümünde temsili örneklerden oluşur. Bu platformdaki içerik ve hesaplamalar bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.