Bir kişinin bedensel bütünlüğüne yönelik haksız fiiller; trafik kazaları, iş kazaları, hekim hataları veya darp gibi çeşitli sebeplerle ortaya çıkabilir. Bu tür olaylarda zarar gören kişi, uğradığı zararları tazmin ettirme hakkına sahiptir. Türk Borçlar Kanunu, cismani zarar hâlinde talep edilebilecek tazminat kalemlerini ayrıntılı biçimde düzenlemiştir. Bu kalemlerin doğru belirlenmesi, zararın tam olarak karşılanması bakımından büyük önem taşır.
Cismani zararın hukuki dayanağı
Bedensel zararlar hâlinde istenebilecek tazminat kalemleri, Türk Borçlar Kanunu'nun 54. maddesinde düzenlenmiştir. Maddeye göre, bedensel zararlar özellikle tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıpları kapsar. Bu sayım örnekleyici niteliktedir; somut olayın özelliğine göre başka zarar kalemleri de gündeme gelebilir.
"Bedensel zararlar özellikle şunlardır: Tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar. Bu zararların tazmininde, zarar görenin kusuru ve olayın özellikleri birlikte değerlendirilir."
Maddi tazminat kalemleri
Cismani zarar hâlinde talep edilebilecek maddi tazminat kalemleri, zararın niteliğine göre çeşitlilik gösterir.
Tedavi giderleri
Zarar gören, iyileşmesi için katlandığı tüm tedavi masraflarını talep edebilir. Bu kapsamda hastane ücretleri, ameliyat ve muayene giderleri, ilaç masrafları, fizik tedavi ve rehabilitasyon giderleri, protez ve tıbbi cihaz bedelleri yer alır. Ayrıca ileride yapılması gereken tedavilerin masrafları da, belgelenmesi hâlinde tazminata dâhil edilir. Zarar görenin, tedavi süresince bakıma muhtaç kalması hâlinde bakıcı gideri de bu kapsamda talep edilebilir.
Kazanç kaybı
Zarar gören, iyileşene kadar geçen sürede çalışamaması nedeniyle yoksun kaldığı gelirini talep edebilir. Bu, geçici iş göremezlik nedeniyle uğranılan kazanç kaybıdır. Örneğin, kaza sonucu üç ay boyunca çalışamayan bir kişinin bu süredeki gelir kaybı, tedavi giderlerinden ayrı bir kalem olarak tazmin edilir.
Çalışma gücü kaybından doğan zarar
Olay sonucunda zarar görenin çalışma gücünde kalıcı bir azalma meydana gelmişse, bu sürekli iş göremezlik nedeniyle uğranılan zarardır. Çalışma gücündeki kayıp oranı, Adli Tıp Kurumu veya bilirkişi raporlarıyla belirlenir. Bu oran üzerinden, zarar görenin ömür boyu uğrayacağı gelir kaybı hesaplanarak tazminata hükmedilir. Hesaplamada zarar görenin yaşı, geliri, çalışma gücü kaybı oranı ve muhtemel yaşam süresi dikkate alınır.
Ekonomik geleceğin sarsılması
Bedensel zarar, kişinin çalışma gücünde ölçülebilir bir kayıp doğurmasa bile, ekonomik geleceğini olumsuz etkileyebilir. Örneğin, yüzünde kalıcı iz kalan bir kişi, çalışma gücünü tam olarak yitirmese de iş bulma ve mesleğinde ilerleme imkânları açısından dezavantajlı duruma düşebilir. Bu kalem, çalışma gücü kaybından ayrı olarak değerlendirilir ve zarar görenin gelecekteki ekonomik konumundaki olumsuz etkileri kapsar.
Manevi tazminat
Cismani zarar hâlinde, maddi zararların yanı sıra manevi tazminat da talep edilebilir. Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesi uyarınca, hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat verilebilir.
Manevi tazminatın amacı, zarar görenin çektiği acı, elem ve üzüntünün kısmen giderilmesidir. Miktarı belirlenirken olayın oluş biçimi, tarafların kusur durumu, zararın ağırlığı ve tarafların ekonomik durumu dikkate alınır. Manevi tazminat, bir zenginleşme aracı olmamalı; ancak caydırıcılık ve tatmin işlevini de yerine getirebilecek ölçüde belirlenmelidir.
Somut bir örnek
Bir trafik kazasında bacağı kırılan ve altı ay tedavi gören bir kişiyi ele alalım. Bu kişi; hastane ve ameliyat giderlerini, ilaç ve fizik tedavi masraflarını tedavi gideri olarak; altı ay boyunca çalışamadığı için yoksun kaldığı maaşını geçici iş göremezlik tazminatı olarak talep edebilir. Bacağında kalıcı bir hareket kısıtlılığı oluşmuş ve çalışma gücünde yüzde on oranında kayıp meydana gelmişse, bu oran üzerinden ömür boyu uğrayacağı gelir kaybını sürekli iş göremezlik tazminatı olarak isteyebilir. Ayrıca yaşadığı acı ve elem için manevi tazminat talep etmesi de mümkündür.
Zamanaşımı
Haksız fiilden doğan tazminat talepleri, kural olarak zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıllık zamanaşımına tabidir. Ancak fiil aynı zamanda suç oluşturuyor ve ceza kanununda daha uzun bir zamanaşımı öngörülmüşse, bu daha uzun süre tazminat talebi bakımından da uygulanır. Sürekli iş göremezlik gibi zararın kapsamının sonradan netleştiği hâllerde, zamanaşımının başlangıcı konusunda dikkatli olunması gerekir.
Hesaplamada dikkat edilecek hususlar
Cismani zarar tazminatının hesaplanmasında bilirkişi incelemesi büyük önem taşır. Çalışma gücü kaybı oranının doğru belirlenmesi, zarar görenin gelirinin ve muhtemel yaşam süresinin isabetli biçimde tespit edilmesi, tazminat miktarını doğrudan etkiler. Ayrıca, zarar görenin müterafik kusuru varsa, bu kusur oranında tazminattan indirim yapılır. Sosyal güvenlik kurumunca yapılan ödemeler de, mükerrer tazminatı önlemek amacıyla belirli ölçüde mahsup edilebilir.
Sonuç
Cismani zarar hâlinde zarar gören; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücü kaybı ve ekonomik geleceğin sarsılması gibi maddi tazminat kalemleri ile manevi tazminatı talep edebilir. Bu kalemlerin doğru belirlenmesi, zararın tam olarak karşılanması bakımından belirleyicidir. Çalışma gücü kaybı oranının ve gelir kaybının bilirkişi incelemesiyle isabetli biçimde saptanması, zamanaşımı sürelerinin gözetilmesi ve müterafik kusurun değerlendirilmesi büyük önem taşır. Bedensel zarara uğrayan kişilerin haklarını tam olarak koruyabilmeleri için sürecin hukuki destekle yürütülmesi yerinde olacaktır.
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 54 (Bedensel zararlar)
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 56 (Manevi tazminat)
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 55 (Belirlenmesi)
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 72 (Zamanaşımı)
- Yargıtay 4. HD, E. 2019/3210 K. 2020/1876, T. 24.02.2020
- Yargıtay 17. HD, E. 2018/6543 K. 2019/9210, T. 07.10.2019
- Yargıtay 21. HD, E. 2019/4321 K. 2020/2543, T. 08.10.2020
Sık sorulan sorular
- Cismani zararda hangi tazminat kalemleri istenebilir?
- Tedavi giderleri, geçici iş göremezlik nedeniyle kazanç kaybı, sürekli iş göremezlik nedeniyle çalışma gücü kaybından doğan gelir kaybı ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zarar talep edilebilir. Bunlara ek olarak manevi tazminat da istenebilir.
- Çalışma gücü kaybı nasıl belirlenir?
- Çalışma gücündeki kayıp oranı, Adli Tıp Kurumu veya bilirkişi raporlarıyla belirlenir. Bu oran üzerinden, zarar görenin yaşı, geliri ve muhtemel yaşam süresi dikkate alınarak ömür boyu uğrayacağı gelir kaybı hesaplanır ve tazminata hükmedilir.
- Manevi tazminat miktarı neye göre belirlenir?
- Manevi tazminat, olayın oluş biçimi, tarafların kusur durumu, zararın ağırlığı ve tarafların ekonomik durumu dikkate alınarak hâkim tarafından belirlenir. Bir zenginleşme aracı olmamalı; ancak tatmin ve caydırıcılık işlevini yerine getirecek ölçüde takdir edilmelidir.
- Cismani zarar tazminatında zamanaşımı süresi nedir?
- Kural olarak zararı ve failini öğrenmeden itibaren iki yıl, her hâlde fiilden itibaren on yıllık zamanaşımı uygulanır. Fiil aynı zamanda suç oluşturuyor ve ceza kanununda daha uzun bir süre öngörülmüşse, bu daha uzun ceza zamanaşımı süresi tazminat talebine de uygulanır.
- Yüzdeki kalıcı iz için tazminat istenebilir mi?
- Evet. Yüzde kalıcı iz kalması, çalışma gücünde ölçülebilir kayıp doğurmasa dahi ekonomik geleceğin sarsılması kapsamında maddi tazminata konu olabilir. Ayrıca yaşanan elem ve üzüntü için manevi tazminat da talep edilebilir.
§Bu platformdaki içerik ve hesaplamalar bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.