Tüm kanunlar
2004 sayılı Kanun · RG 19.06.1932/2128

İcra ve İflas Kanunu

Alacaklıların, alacaklarını devlet gücü aracılığıyla borçlulardan cebren tahsil etmesinin usul ve esaslarını düzenleyen kanundur. İcra takibi, haciz, satış, iflas ve konkordato gibi cebri icra kurumlarını içerir.

28 madde
Madde 16

Şikayet ve şartları

Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere İcra ve İflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikayet olunabilir. Şikayet bu muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi gün içinde yapılır.

Bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı her zaman şikayet olunabilir.

Madde 32

Para borcuna veya teminata dair olan ilamların icrası

Para borcuna veya teminat verilmesine dair olan ilam icra dairesine verilince icra memuru borçluya bir icra emri tebliğ eder. Bu icra emri, alacaklı veya vekilinin isim ve şöhret ve ikametgahını, hükmü veren mahkemenin ismini ve ilamın tarih ve numarasını ve hükmolunan şeyin neden ibaret olduğunu, ilam alacaklısının maddede yazılı isteği ve hükmolunan şeyin yedi gün içinde ödenmesini ve bu müddet içinde borç ödenmez veya hükmün icra ve infazı için icra dairesine 33 üncü maddede yazılı şekilde dava açılmazsa cebri icra yapılacağını mütazammın ihtarı ihtiva eder.

Madde 42

Adi ve rehinli alacaklarda takip yolları

Bir paranın ödenmesine veya bir teminatın verilmesine dair olan cebri icralar takip talebiyle başlar ve haciz yoluyla veya rehnin paraya çevrilmesi yahut iflas suretiyle cereyan eder.

Madde 58

Takip talebi ve muhtevası

Takip talebi icra memuruna yazı ile veya sözlü olarak veya elektronik ortamda yapılır. Bu talepte aşağıdaki hususlar bulunur:

1. Alacaklının ve varsa kanuni temsilcisinin ve vekilinin adı, soyadı; alacaklı veya vekili adına ödemenin yapılacağı banka adı ile hesap bilgileri; varsa Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası veya vergi kimlik numarası; şöhret ve yerleşim yeri; alacaklı yabancı memlekette oturuyorsa Türkiye'de göstereceği yerleşim yeri.

2. Borçlunun ve varsa kanuni temsilcisinin adı, soyadı, alacaklı tarafından biliniyorsa Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası veya vergi kimlik numarası, şöhret ve yerleşim yeri.

3. Alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi.

4. Senet, senet yoksa borcun sebebi.

5. Takip yollarından hangisinin seçildiği.

Alacak belgeye dayanmakta ise, belgenin aslının veya alacaklı yahut mümessili tarafından tasdik edilmiş, borçlu sayısından bir fazla örneğinin takip talebi anında icra dairesine tevdii mecburidir.

Alacaklının takip talebinde bulunması için alacağının muaccel olması şart değildir.

Madde 60

Ödeme emri ve muhtevası

Takip talebi üzerine icra müdürü ödeme emri düzenler.

Ödeme emri şu kayıtları ihtiva eder:

1. 58 inci maddeye göre takip talebine yazılması lazım gelen kayıtları,

2. Borcun ve masrafların yedi gün içinde ödenmesi, borç teminat verilmesi mükellefiyeti ise teminatın bu müddet içinde gösterilmesi ihtarını,

3. Takibin müstenidi olan senet altındaki imza kendisine ait değilse yine bu yedi gün içinde bu ciheti ayrıca ve açıkça bildirmesi; aksi takdirde takip mevzuu senetteki imzanın kendisinden sadır sayılacağı ihtarını,

4. Borç ödenmez veya itiraz olunmazsa cebri icraya devam edileceği ihtarını,

5. İtiraz olunduğu takdirde bunu üç gün içinde yapması lüzumunu.

Ödeme emrinin iki nüshası bir arada borçluya tebliğ makamına tevdi olunur. Tebliğ tarihini ihtiva eden nüshası tebliği yapan memur tarafından takip dosyasına konulmak üzere icra dairesine geri verilir.

Madde 62

İtiraz ve süresi

İtiraz etmek isteyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur. İtiraz, takibi yapan icra dairesinden başka bir icra dairesine yapıldığı takdirde bu daire gereken masrafı itirazla birlikte alarak itirazı derhal yetkili icra dairesine gönderir; alınmayan masraftan memur şahsen sorumludur.

Takibe itiraz edildiği, satıştan başka bir muamele yapılmamak üzere durur.

Borçlu veya vekili, dava ve takip işlemlerine esas olmak üzere borçluya ait Türkiye'de bir adres bildirmek zorundadır.

Toplu borçlarda borçlu, itirazında sebep göstermek mecburiyetinde değildir. Ancak borcun bir kısmına itiraz eden borçlunun o kısmın cihet ve miktarını açıkça göstermesi lazımdır, aksi takdirde itiraz edilmemiş sayılır.

Borçlu, takibin müstenidi olan senet altındaki imzayı reddediyorsa, bunu itirazında ayrıca ve açıkça beyan etmelidir. Aksi takdirde icra takibi bakımından senetteki imzayı kabul etmiş sayılır.

İtirazın alacaklıya tebliği gereken hallerde, itiraz sebepleri de tebliğ olunur.

Borçlu, alacaklının satış talebi üzerine öğrendiği bir sebebe dayanarak icra takibine itiraz edemez.

Madde 66

İtirazın hükmü

Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur.

İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu 65 inci maddeye göre gecikmiş itirazda bulunursa yahut borç ödeme emrinin tebliğinden sonra vaki bir sebeple itfa veya tehir edilmiş yahut zamanaşımına uğramış olursa icra mahkemesinden 71 inci madde mucibince takibin talik veya iptali istenebilir.

Borçlu itiraz ettiği takdirde alacaklı, itirazın kaldırılmasını veya iptalini isteyebilir.

Madde 67

İtirazın iptali

Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.

Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminata mahkum edilir.

İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.

Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.

Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.

Madde 68

İtirazın kesin olarak kaldırılması

Talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenit ise, alacaklı itirazın kaldırılmasını isteyebilir.

Borçlu itirazını varit gösterecek hiçbir belge ibraz edemezse icra mahkemesi itirazın kaldırılmasına karar verir.

İtiraz birinci fıkrada gösterilen senet veya makbuz yahut belgeye müstenit ise itirazın kaldırılması talebi reddolunur.

Borçlu murisine ait bir alacak için takip edilmekte olup da murisin imzasını taşıyan senet hakkında miras bırakanın imzasını inkar ederse, bu hususta 97 nci maddenin dördüncü fıkrasından yedinci fıkrasına kadar olan hükümler uygulanır.

Borçlunun gösterdiği belge altındaki imza alacaklı tarafından inkar edilirse hakim, 68/a maddesinin dördüncü fıkrasına göre yapacağı inceleme neticesinde imzanın alacaklıya ait olduğuna kanaat getirdiği takdirde alacaklının itirazın kaldırılması talebini reddeder ve alacaklıyı sözü edilen belgenin taalluk ettiği değer veya miktarın yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder.

İtirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde borçlu, talebin aksine karar verilmesi halinde ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilir. Borçlu, menfi tespit ve istirdat davası açarsa yahut alacaklı genel mahkemede dava açarsa, hükmolunan tazminatın tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve dava lehine sonuçlanan taraf için, daha önce hükmedilmiş olan tazminat kalkar.

Birinci fıkra gereğince yapılan inceleme sonunda imza sahibi çıkan borçlu, imzayı reddettiği için hakkında verilecek karar kesindir.

Madde 68/b

Krediyi kullandıran tarafın belgesiyle itirazın kaldırılması

Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafa ait cari hesabın kesilmesine veya kısa, orta, uzun vadeli kredi hesabının muaccel kılınmasına ilişkin hesap özetinin veya gayrinakdi kredinin ödenmiş olması nedeniyle tazmin talebinin veya borcun ödenmesine ilişkin ihtarın noter aracılığı ile krediyi kullanan tarafa kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adrese gönderilmek suretiyle tebliğ edildiğini veya 68 inci maddedeki belgelerden birine dayanarak yaptığı icra takibi sırasında borçlunun itiraz etmesi halinde alacaklı itirazın kaldırılması için icra mahkemesine başvurabilir.

Krediyi kullanan taraf, itirazında hesap özetinin veya tazmin talebinin veya ihtarın kendisine tebliğ edilmediğini veya gönderilmesine rağmen tebliğ koşullarına uyulmadığını ileri sürebilir. Bu takdirde icra mahkemesi, tebligat evrakını inceler.

Hesap özetine ve borcun ödenmesine ilişkin ihtara, süresi içinde itiraz eden ancak alacaklının dayandığı belge ve makbuzların altındaki imzayı inkar etmeyen borçlunun bu itirazının incelenmesi 68 inci madde hükümlerine tabidir.

Birinci fıkra gereğince gönderilen hesap özetinin, tazmin talebinin veya ihtarın muhtevasına, alındığından itibaren sekiz gün içinde noter aracılığıyla itiraz etmiş olan krediyi kullanan tarafın, icra dairesine, o kredi hesabının kat edildiğine veya borcun muaccel hale geldiğine dair bu Kanunun 68 inci maddesinde belirtilen belgelerle itiraz etmesi halinde, alacaklı itirazın kaldırılması talebinde bulunamaz.

İtirazın kaldırılması talebinin kabulü halinde krediyi kullanan taraf, borçtan kurtulmak için ödeme yaptığını ancak bu Kanunun 68 inci maddesinde belirtilen belgelerle ispat edebilir.

Madde 71

Borcun ve takibin düşmesi

Borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun ve ferilerinin itfa edildiğini yahut alacaklının kendisine bir mühlet verdiğini noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat ederse, takibin iptal veya talikini her zaman icra mahkemesinden istiyebilir.

Borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürecek olursa, 33/a maddesi hükmü kıyasen uygulanır.

Madde 72

Menfi tespit ve istirdat davaları

Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir.

İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.

İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir.

Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez.

Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.

Borçlu, menfi tespit davası zımnında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir.

Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir.

Menfi tespit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazım gelmediğini ispata mecburdur.

Madde 82

Haczi caiz olmayan mallar ve haklar

Aşağıdaki şeyler haczolunamaz:

1. Devlet malları ile mahsus kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen mallar,

2. Ekonomik faaliyeti, sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan borçlunun mesleğini sürdürebilmesi için gerekli olan her türlü eşya,

3. Para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika veya süs eşyası gibi kıymetli şeyler hariç olmak üzere, borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için lüzumlu eşya; aynı amaçla kullanılan eşyanın birden fazla olması durumunda bunlardan biri,

4. Borçlu çiftçi ise kendisinin ve ailesinin geçimi için zaruri olan arazi ve çift hayvanları ve nakil vasıtaları ve diğer eklenti ve ziraat aletleri; değilse, sanat ve mesleki için lüzumlu olan alet ve edevat ve kitapları ve arabacı, kayıkçı, hamal gibi küçük nakliye erbabının geçimlerini temin eden nakil vasıtaları,

5. Borçlu ve ailesinin idareleri için lüzumlu ise borçlunun tercih edeceği bir süt veren mandası veya ineği veyahut üç keçi veya koyunu ve bunların üç aylık yem ve yataklıkları,

6. Borçlunun ve ailesinin iki aylık yiyecek ve yakacakları ve borçlu çiftçi ise gelecek mahsul için lazım olan tohumluğu,

7. Borçlu bağ, bahçe veya meyva veya sebze yetiştiricisi ise kendisinin ve ailesinin geçimi için zaruri olan bağ, bahçe ve bu sanat için lüzumlu bulunan alet ve edevat; geçimi hayvan yetiştirmeye münhasır ise kendisinin ve ailesinin maişetleri için zaruri olan miktarı ve bu hayvanların üç aylık yem ve yataklıkları,

8. Borçlar Kanununun 510 uncu maddesi mucibince haczolunmamak üzere tesis edilmiş olan kaydı hayat şartıyla iratlar,

9. Memleketin ordu ve zabıta hizmetlerinde malul olanlara bağlanan emekli maaşları ile bu hizmetlerden birinin ifası sebebiyle ailelerine bağlanan maaşlar ve ordunun hava ve denizaltı mensuplarına verilen uçuş ve dalış tazminat ve ikramiyeleri, kaza sonucu olarak ölenlerin ailelerine bağlanan maaşlar ve ikramiyeler,

10. Bir muavenet sandığı veya cemiyeti tarafından hastalık, zaruret ve ölüm gibi hallerde bağlanan maaşlar,

11. Vücut veya sıhhat üzerine ika edilen zararlar için tazminat olarak mutazarrırın kendisine veya ailesine toptan veya irat şeklinde verilen veya verilmesi lazım gelen paralar,

12. Borçlunun haline münasip evi,

13. Öğrenci bursları.

Medeni Kanunun 807 nci maddesi hükmü saklıdır. 2 nci, 4 üncü, 7 nci ve 12 nci bentlerdeki istisna, borcun bu eşya bedelinden doğmaması haline munhasırdır.

Birinci fıkranın 2, 4, 7 ve 12 nci bentlerinde sayılan malların kıymetinin fazla olması durumunda, bedelinden haline münasip bir kısmı, ihtiyacını karşılayabilmesi amacıyla borçluya bırakılmak üzere haczedilerek satılır.

İcra memuru, haczi talep edilen mal veya hakların haczinin caiz olup olmadığını değerlendirir ve talebin kabulüne veya reddine karar verir.

Madde 83

Kısmen haczi caiz olan şeyler

Maaşlar, tahsisat ve her nevi ücretler, intifa hakları ve hasılatı, ilama müstenit olmayan nafakalar, tekaüt maaşları, sigortalar veya tekaüt sandıkları tarafından tahsis edilen iradlar, kendisi ve ailesinin geçinmeleri için icra memurunca lüzumlu olarak takdir edilen miktar tenzil edildikten sonra haczolunabilir.

Ancak haczolunacak miktar bunların dörtte birinden az olamaz. Birden fazla haciz var ise sıraya konur. Sırada önde olan haczin kesintisi bitmedikçe sonraki haciz için kesintiye geçilemez.

Madde 89

Alacaklar ve üçüncü şahıs elinde haczedilen mallar hakkında

Hamiline ait olmayan veya cirosu kabil bir senetle müstenit bulunmayan alacak veya sair bir talep hakkı veya borçlunun üçüncü şahıs elindeki taşınır bir malı haczedilirse icra memuru; borçlu olan hakiki veya hükmi şahsa bundan böyle borcunu ancak icra dairesine ödiyebileceğini ve takip borçlusuna yapılan ödemenin muteber olmadığını veya malı ancak icra dairesine teslim edebileceğini, malı yed'inde bulundurmakta olan üçüncü şahsa bildirir. Bu haciz ihbarnamesinde, ayrıca 2, 3 ve 4 üncü fıkra hükümleri de üçüncü şahsa bildirilir.

Üçüncü şahıs; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haczin tebliğinden önce borç ödenmiş veya mal istihlak edilmiş veya kusuru olmaksızın telef olmuş veya malın borçluya ait olmadığı veya malın kendisine rehnedilmiş olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise, keyfiyeti, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yazılı veya sözlü olarak bildirmeye mecburdur.

Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmezse, mal yedinde veya borç zimmetinde sayılır ve kendisine gönderilen haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmediği, bu nedenle de malın yedinde veya borcun zimmetinde sayıldığı ikinci bir ihbarname ile bildirilir. Bu ikinci ihbarnamede ayrıca, üçüncü şahsın ihbarnamenin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ikinci fıkrada belirtilen sebeplerle itirazda bulunması, itirazda bulunmadığı takdirde zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmesi istenir. İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa on beş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur. Bu süre içinde 106 ncı maddede belirtilen süreler işlemez. Bu davada üçüncü şahıs, borçlu olmadığını veya malın yedinde bulunmadığını ispat etmeye mecburdur. Üçüncü şahıs davayı kazanırsa, hakkındaki cebri icra işlemleri iptal edilir ve borçlu olmadığı yahut yedinde bulunmadığı halde ödemek zorunda kaldığı parayı veya teslim ettiği malı, icra dairesine ödeyen veya teslim eden şahsın icra dairesine ödediği tarihten itibaren geçen süreye ait faizler ile birlikte alır.

Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesine müddeti içinde itiraz ederse, alacaklı, üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü şahsın 338 inci maddenin birinci fıkrası hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkum edilmesini istiyebilir. İcra mahkemesi, tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder.

Üçüncü şahıs, kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle müddeti içinde haciz ihbarnamesine itiraz etmediği takdirde 65 inci madde hükmü kıyasen uygulanır.

Madde 100

Hacze iştirak derecelerinin teşkili

Hacze iştirak eden alacaklıların, önce icra masrafları ve işçi alacakları ile nafaka alacakları ödendikten sonra, geri kalan para garameten taksim olunur.

Bir borçlu hakkında birden fazla takip yapılmışsa, ilk haczin konulduğu tarihten itibaren üç ay içinde takip yapan alacaklılar hacze iştirak edebilirler.

İlk haciz alacaklısının haczine iştirak edebilmek için diğer alacaklının;

1. Önce yapılan haciz ilamsız takibe müstenit ise, bu takibe ait ödeme emrinin borçluya tebliğ tarihinden önce ilgili icra dairesinde borç ikrarını mutazammın senetle veya resmi ve alenen tanzim edilmiş senetle borcun mevcut olduğunu belgelendirmesi,

2. Önce yapılan haciz ilama müstenit ise, dava tarihinden önce borcun mevcut olması,

gerekir.

Madde 103

Davet

İcra dairesi, 102 nci maddede yazılı tutanağı tanzim için hazır bulunmayan alacaklı ve borçluyu, üç gün içinde gelerek haciz esnasında hazır bulunmalarını temin için davet eder.

Haczin ne suretle yapıldığını ve haczedilen malların neden ibaret olduğunu ve kıymetlerini öğrenmek üzere tutanağı tetkik ile diyeceklerini üç gün içinde bildirmeleri lazım geldiği kendilerine bu davetiyede ihtar olunur.

Madde 106

Talep için müddetler

Alacaklı, haczolunan mal taşınır ise hacizden itibaren altı ay, taşınmaz ise hacizden itibaren bir yıl içinde satılmasını isteyebilir.

Borçlunun üçüncü şahıslardaki alacağı da taşınır hükmündedir.

Bir malın satılması kanuni müddet içinde istenmez veya satış talebi geri alınıp da bu müddet içinde yenilenmezse o mal üzerindeki haciz kalkar. Hacizli malın satılması yönündeki talep bir defa geri alınabilir.

Haczedilen resmi sicile kayıtlı motorlu kara araçlarının muhafaza altına alınmaksızın haczedilmesi mümkündür.

Madde 133

İhaleye katılabilmek için verilecek teminat ve alıcının mükellefiyetleri

Gayrimenkul kendisine ihale olunan kimse derhal veya verilen mühlet içinde parayı vermezse, ihale kararı icra memuru tarafından kaldırılarak teminat akçesi de iade edilmeyerek satış talebi düşer. Kendisinden evvel en yüksek teklifte bulunan kimsenin ileri sürdüğü pey, şayet gayrimenkul kendisine teklif edildiği zaman bu kimse razı olursa, ona ihale olunur. Razı olmaz veya bulunmazsa gayrimenkul yeniden ve on beş gün müddetle artırmaya çıkarılır. Bu artırma ilgililere tebliğ edilmeyip yalnızca satıştan en az yedi gün önce yapılacak ilanla yetinilir. Bu artırmada, teklifin, şartname ve 129 uncu maddedeki hükümlere uygun olması şartıyla gayrimenkul en çok artırana ihale olunur.

İki ihale arasındaki farktan ve diğer zararlardan ve temerrüt faizinden evvelki alıcı ve kefilleri mesuldür. İhale farkı ve temerrüt faizi ayrıca hükme hacet kalmaksızın dairece tahsil olunur. Bu fark, varsa öncelikle teminat bedelinden alınır.

Madde 134

İhalenin neticesi ve feshi

İcra dairesi tarafından taşınmaz kendisine ihale edilen alıcı o taşınmazın mülkiyetini iktisap etmiş olur. İhale kesinleşinceye kadar taşınmazın ne şekilde muhafaza ve idare edileceği icra dairesi tarafından kararlaştırılır.

İhalenin feshini, Borçlar Kanununun 281 inci maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla icra mahkemesinden şikayet yolu ile ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler. İlgililerin ihale yapıldığı ana kadar cereyan eden muamelelerdeki yolsuzluklara en geç ihale günü icra dairesine şikayet etmesi gerekir. Aksi takdirde ihaleye fesat karıştırıldığı iddiası ile ihalenin feshi istenemez. İhalenin feshi talebi üzerine icra mahkemesi talep tarihinden itibaren yirmi gün içinde duruşma yapar ve taraflar gelmeseler bile icap eden kararı verir. Talebin reddine karar verilmesi halinde icra mahkemesi davacıyı feshi istenilen ihale bedelinin yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder. Ancak işin esasına girilmemesi nedeniyle talebin reddi halinde para cezasına hükmolunamaz.

İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur.

Taşınmaz alıcıya ihale edilip de bedeli hemen ödenmiş veya süre verilmiş olduğu halde alıcı taşınmazı tesellümden imtina ederse, bu durumda 25/b maddesi hükmü kıyasen uygulanır.

Satış ilanı tebliğ edilmemiş veya satılan malın esaslı vasıflarındaki hataya veya ihalede fesada bilahare vakıf olunmuşsa şikayet müddeti ıttıla tarihinden başlar. Şu kadar ki, bu müddet ihaleden itibaren bir seneyi geçemez.

İhalenin feshine ilişkin şikayet üzerine verilen karara karşı, tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesince verilen karar kesindir. Şikayet dilekçesine, feshi istenilen ihaleye ilişkin belgelerin asıl veya örneklerinin eklenmesi zorunludur.

Madde 168

Ödeme emri ve itiraz süresi

İcra memuru senedin kambiyo senedi olduğunu ve vadesinin geldiğini görürse, borçluya senet sureti ile birlikte hemen bir ödeme emri gönderir. Bu ödeme emrine şunlar yazılır:

1. 60 ıncı maddenin 1 ve 2 numaralı bentlerinde yazılı kayıtlar.

2. Borcun ve takip masraflarının on gün içinde ödeme emrinde yazılı olan icra dairesine ait banka hesabına ödenmesi ihtarı.

3. Takibin müstenidi olan senet kambiyo senedi vasfını haiz değilse, beş gün içinde icra mahkemesine şikayet etmesi lüzumu.

4. Takip müstenidi kambiyo senedindeki imza kendisine ait olmadığı iddiasında ise bunu beş gün içinde açıkça bir dilekçe ile icra mahkemesine bildirmesi; aksi takdirde kambiyo senedindeki imzanın bu fasıl gereğince yapılacak icra takibinde kendisinden sadır sayılacağı ve imzasını haksız yere inkar ederse sözü edilen senede dayanan takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkum edileceği ve icra mahkemesinden itirazının kabulüne dair bir karar getirmediği takdirde cebri icraya devam olunacağı ihtarı.

5. Borçlu olmadığı veya borcun itfa edildiği veya mehil verildiği veya alacağın zaman aşımına uğradığı veya yetki itirazını sebepleri ile birlikte beş gün içinde icra mahkemesine bir dilekçe ile bildirerek icra mahkemesinden itirazın kabulüne dair bir karar getirmediği takdirde cebri icraya devam olunacağı ve itiraz edilmediği takdirde borçlunun kambiyo hukuku bakımından borçlu olduğunu kabul etmiş sayılacağı ihtarı.

Madde 169

Borca itiraz

Borçlu, 168 inci maddenin 5 numaralı bendine göre borca karşı yapacağı itirazını bir dilekçe ile icra mahkemesine bildirir. Bu itiraz satıştan başka icra takip muamelelerini durdurmaz.

Madde 170

İmzaya itiraz

Borçlu, 168 inci maddenin 4 numaralı bendine göre kambiyo senedindeki imzanın kendisine ait olmadığı yolundaki itirazını bir dilekçe ile icra mahkemesine bildirir. Bu itiraz satıştan başka icra takip muamelelerini durdurmaz.

İcra mahkemesi, 168 inci maddenin 4 numaralı bendine göre yapılacak itiraz üzerine, itiraz sebeplerinin tahkiki için iki tarafı en geç otuz gün içinde duruşmaya çağırır. Hakim, duruşmadan önce yapılacak incelemeler ile duruşma sırasında elde ettiği bilgi ve belgelerden borçlunun itirazının kuvvetle muhtemel bulunduğu kanaatine varırsa, icra takibinin geçici olarak durdurulmasına karar verebilir.

İcra mahkemesi, imza itirazında imzanın borçluya ait olmadığına kanaat getirirse itirazın kabulüne karar verir. İtirazın kabulü kararı ile takip durur. Alacaklının genel hükümlere göre dava açmak hakkı saklıdır. Alacaklı, borçlunun göstermiş olduğu itiraz sebebi ile bağlı değildir.

İcra mahkemesi, itirazın kabulüne karar vermesi halinde, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde alacaklıyı senede dayanan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder.

Borçlunun itirazının icra mahkemesince esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde kötü niyeti veya ağır kusuru bulunan alacaklı, aleyhine takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilir.

Borçlu, menfi tespit ve istirdat davası açmak hakkını haizdir.

İcra mahkemesinin imza itirazının reddine ilişkin kararı üzerine borçlu, sözü edilen senede dayanan takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkum edilir. Borçlu menfi tespit veya istirdat davası açarsa, para cezasının tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve davanın borçlu lehine sonuçlanması halinde daha önce hükmedilmiş olan para cezası kalkar.

Madde 179

Sermaye şirketleri ve kooperatiflerin iflası

Sermaye şirketleri ile kooperatiflerin, aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden düzenlenen ara bilançosuna göre borca batık olduğu idare ve temsil ile vazifelendirilmiş kimseler veya şirket ya da kooperatif tasfiye halinde ise tasfiye memurları veya bir alacaklı tarafından beyan ve mahkemece tespit edilirse, önceden takibe hacet kalmaksızın bunların iflasına karar verilir. Şu kadar ki, idare ve temsil ile vazifelendirilmiş kimseler ya da alacaklılardan biri, şirket veya kooperatifin mali durumunun iyileştirilmesinin mümkün olduğuna dair bir iyileştirme projesini mahkemeye sunarak iflasın ertelenmesini talep edebilir. Bu takdirde 179/a ve 179/b maddeleri uygulanır.

İdare ve temsil ile görevlendirilmiş kimseler veya tasfiye memurları, şirket veya kooperatifin borçlarının aktifinden fazla olduğunu bildikleri halde yukarıdaki fıkraya göre gereğini yapmakta ihmal gösterirlerse, bundan doğan zararlardan müteselsilen sorumludurlar.

Madde 269

Adi kira ve hasılat kiralarında ödeme emri ve itiraz

Kira sözleşmesine dayanan alacak takiplerinde, alacaklı, hem ödeme emri hem tahliye istemini içeren takip talebinde bulunabilir. Bu takip talebi üzerine icra dairesi, 60 ıncı maddede yazılı kayıtlardan başka, kira akdini ve varsa buna müteallik mukavelenamedeki kayıtları ihtiva eden bir ödeme emri düzenler.

Bu ödeme emrinde; itiraz süresi yedi gün, kira borcunu ödeme süresi ise adi kiralarda otuz gün ve hasılat kiralarında altmış gün olarak gösterilir.

Borçlu, yedi gün içinde itiraz sebeplerini 62 nci madde hükümleri dahilinde icra dairesine bildirmeye mecburdur. Borçlu itirazında, kira aktini ve varsa buna ait mukavelenamedeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmezse, akdi kabul etmiş sayılır.

Madde 272

Kira müddetinin bitmesinde tahliye

Mukavelename ile kiralanan bir taşınmazın müddeti bittikten bir ay içinde mukavelenin icra dairesine ibrazı ile tahliyesi istenebilir.

Bunun üzerine icra memuru bir tahliye emri tebliği suretiyle taşınmazın on beş gün içinde tahliye ve teslimini emreder.

Tahliye emrinde:

1. Kiralayanın ve kiracının ve varsa mümessillerinin isim, şöhret ve yerleşim yerleri,

2. Mukavele tarihi ve kiranın yenilendiğine veya uzatıldığına dair bir itirazı varsa yedi gün içinde daireye bildirmesi, aksi halde mukavele ile taahhüt ettiği müddet bitince taşınmazı boşaltması gerektiği,

3. Yedi gün içinde itiraz eylemez ve müddeti içinde taşınmazı tahliye etmezse tahliyeye zorlanacağı,

yazılır.

Madde 277

İptal davası ve davacılar

İptal davasından maksat, 278, 279 ve 280 inci maddelerde yazılı tasarrufların butlanına hükmettirmektir. Bu davayı aşağıdaki şahıslar açabilirler:

1. Elinde muvakkat yahut kati aciz vesikası bulunan her alacaklı,

2. İflas idaresi yahut 245 inci maddede ve 255 inci maddenin 3 üncü fıkrasında yazılı hallerde alacaklıların kendileri.

Madde 340

Borçlunun ödeme şartını ihlali halinde ceza

111 inci madde mucibince veya alacaklının muvafakati ile icra dairesinde kararlaştırılan borcu ödeme şartını, makbul bir sebep olmaksızın ihlal eden borçlunun, alacaklının şikayeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra borçlu borcun tamamını veya o tarihe kadar icra veznesine yatırmak zorunda olduğu meblağı öderse tahliye edilir; ödemelerini tekrar keserse, hakkında tazyik hapsine yeniden karar verilir. Ancak, bir borçtan dolayı tazyik hapsinin süresi üç ayı geçemez.