Mirasçı
Mirasbırakanın ölümüyle terekeye kanun veya ölüme bağlı tasarruf gereği halef olan kişidir.
Mirasçı, mirasbırakanın ölümüyle terekeye (malvarlığına) halef olan gerçek veya tüzel kişidir. Mirasçılık, kanundan (yasal mirasçılık) veya mirasbırakanın iradesinden (atanmış mirasçılık) doğar.
Yasal mirasçılar
Türk Medeni Kanunu, kan hısımlarını zümre (derece) sistemine göre mirasçı kılar:
- Birinci zümre: Mirasbırakanın altsoyu (çocukları, torunları).
- İkinci zümre: Ana-baba ve onların altsoyu (kardeşler, yeğenler).
- Üçüncü zümre: Büyük ana-baba ve onların altsoyu.
Önceki zümrede mirasçı varsa, sonraki zümre mirasçı olamaz. Sağ kalan eş, hangi zümreyle birlikte mirasçı olduğuna göre değişen oranda (altsoyla 1/4, ikinci zümreyle 1/2, üçüncü zümreyle 3/4) pay alır. Hiç mirasçı yoksa miras Devlete kalır.
Atanmış mirasçı
Mirasbırakan, vasiyetname veya miras sözleşmesiyle bir kişiyi mirasçı atayabilir. Atanmış mirasçı da terekeye külli halef olur; ancak saklı paylı mirasçıların hakları korunur.
Evlilik dışı çocuk ve evlatlık
Soybağı kurulmuş evlilik dışı çocuklar ile evlatlıklar da öz çocuk gibi mirasçıdır. Mirasçılık sıfatı, veraset ilamı (mirasçılık belgesi) ile ispatlanır. Mirasçı, mirası kabul edebilir, reddedebilir veya resmi defter tutulmasını isteyebilir.
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.495-501
- 4721 sayılı TMK m.516
§Bu platformdaki içerik ve hesaplamalar bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.