Ticaret 7 dk okuma

Limited şirkette müdürün sorumluluğu: özel hukuk ve kamu borçları boyutuyla

Limited şirket müdürü, TTK m. 644 atfıyla uygulanan m. 553 uyarınca şirkete, ortaklara ve alacaklılara karşı kusuruyla verdiği zararlardan sorumludur. Bu yazıda müdürün özel hukuk sorumluluğunun yanı sıra 6183 sayılı Kanun mükerrer m. 35 ve VUK m. 10 çerçevesinde kamu borçlarından doğan kişisel sorumluluğu incelenmektedir.

Mecelle Yayın Kurulu

·

22 Nisan 2025

Limited şirketlerde müdür, şirketin yönetim ve temsil organıdır; anonim şirketteki yönetim kurulunun işlevsel karşılığıdır. Ortakların sınırlı sorumluluğu ilkesi, limited şirketi cazip kılan temel özellik olsa da bu koruma müdürler bakımından mutlak değildir: Müdür, yönetim görevini kusuruyla ihlal ettiğinde şirkete, ortaklara ve alacaklılara karşı özel hukuk sorumluluğu altına girdiği gibi, şirketin ödenmeyen vergi ve sosyal güvenlik borçları bakımından kamu hukuku kaynaklı kişisel sorumlulukla da karşılaşabilir. Uygulamada müdürlerin en ağır biçimde etkilendiği alan, çoğu zaman özel hukuk davaları değil, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu (VUK) uyarınca kendilerine yöneltilen ödeme emirleridir. Bu yazıda müdürün sorumluluğu, her iki boyutuyla birlikte ele alınmaktadır.

Müdürlük sıfatı ve yükümlülükler

6102 sayılı TTK m. 623 uyarınca şirketin yönetimi ve temsili, şirket sözleşmesi ile düzenlenir; yönetim ve temsil, müdür sıfatını taşıyan bir veya birden fazla ortağa veya tüm ortaklara ya da üçüncü kişilere verilebilir. Ancak en az bir ortağın şirketi yönetim hakkının ve temsil yetkisinin bulunması şarttır. Birden fazla müdür varsa bunlardan biri müdürler kurulu başkanı olarak atanır (TTK m. 624).

Müdürün temel yükümlülükleri TTK m. 625 ve m. 626'da düzenlenmiştir:

  • Devredilemez görevler (TTK m. 625): Şirketin üst düzeyde yönetimi, yönetim örgütünün belirlenmesi, muhasebe ve finansal denetim düzeninin kurulması, genel kurul toplantısının hazırlanması, borca batıklık durumunda mahkemeye bildirimde bulunulması gibi görevler müdürün devredilemez ve vazgeçilemez görevleridir.
  • Özen ve bağlılık yükümü (TTK m. 626): Müdürler, görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kuralı çerçevesinde gözetmekle yükümlüdür. Anonim şirketlerdeki tedbirli yönetici ölçütü, ölçü olarak burada da geçerlidir. Ayrıca müdürler, şirket sözleşmesinde aksi öngörülmedikçe veya diğer tüm ortaklar yazılı olarak izin vermedikçe, şirketle rekabet oluşturan bir faaliyette bulunamazlar.

Özel hukuk sorumluluğu: TTK m. 644 atfıyla m. 553

TTK, limited şirket müdürlerinin sorumluluğu için ayrı ve ayrıntılı bir rejim kurmak yerine atıf tekniğini benimsemiştir. TTK m. 644/1-a uyarınca anonim şirketlere ilişkin m. 553 (sorumluluk), m. 554 (denetçinin sorumluluğu), m. 555-557 (şirketin ve alacaklıların dava hakları, farklılaştırılmış teselsül), m. 558 (ibra) ve m. 560 (zamanaşımı) hükümleri limited şirketlere de uygulanır.

Buna göre müdürün özel hukuk sorumluluğunun şartları şunlardır:

  1. Kanundan veya şirket sözleşmesinden doğan bir yükümlülüğün ihlali,
  2. Şirketin, ortağın veya alacaklının zarara uğraması,
  3. Müdürün kusuru (ispat yükü kural olarak davacıdadır),
  4. İhlal ile zarar arasında uygun illiyet bağı.

Şirketin uğradığı zarar için tazminat davasını şirket açar; her ortak da şirketin zararının şirkete ödenmesini talep edebilir (m. 555 kıyasen). Ortakların ve alacaklıların doğrudan zararlarında ise tazminat zarar görene ödenir. Birden çok müdürün sorumluluğunda farklılaştırılmış teselsül ilkesi geçerlidir: Her müdür, kusuruna ve durumun gereklerine göre zarar şahsen kendisine yükletilebildiği ölçüde müteselsilen sorumlu olur (m. 557). Zamanaşımı, zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her hâlde fiilden itibaren beş yıldır (m. 560).

Genel kurulun ibra kararı, m. 558'in kıyasen uygulanması sonucu, yalnızca genel kurula açıklanan ve bilinen maddi olaylar bakımından müdürü sorumluluktan kurtarır. İbraya olumlu oy vermeyen ortakların dava hakkı, ibra tarihinden itibaren altı ay içinde kullanılmak kaydıyla saklıdır.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi bir kararında bu çerçeveyi şöyle özetlemiştir: "6102 sayılı TTK'nın 644. maddesinin yollamasıyla limited şirket müdürleri hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun'un 553. maddesi uyarınca müdürler, kanundan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde şirkete, ortaklara ve şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar. Somut olayda davalı müdürün, şirket hesabındaki paraları herhangi bir hukuki dayanak bulunmaksızın kendi şahsi hesabına aktardığı bilirkişi raporuyla saptandığından, özen ve bağlılık yükümlülüğüne aykırılık nedeniyle tazminat koşullarının oluştuğunun kabulü gerekir." (Yargıtay 11. HD, E. 2020/6842 K. 2022/1935, T. 14.03.2022)

Kamu borçlarından sorumluluk

Müdürler bakımından uygulamada en sık karşılaşılan risk, şirketin ödenmeyen kamu borçlarının kanuni temsilci sıfatıyla kendilerinden tahsil edilmesidir. Bu alanda iki temel düzenleme yarışır: 6183 sayılı Kanun mükerrer m. 35 ve VUK m. 10.

6183 sayılı Kanun mükerrer m. 35

Mükerrer m. 35 uyarınca tüzel kişilerin malvarlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanuni temsilcilerin şahsi malvarlıklarından tahsil edilir. Hükmün uygulanmasında şu noktalar önem taşır:

  • Sorumluluk ikincil (fer'i) niteliktedir: İdare, önce şirket hakkında takip yapmalı; şirketten tahsil imkânının bulunmadığını ortaya koymadan doğrudan müdüre ödeme emri gönderememelidir. Danıştay içtihadı bu sırayı istikrarlı biçimde aramaktadır.
  • Sorumluluk, temsilcinin görevde bulunduğu dönemde vadesi gelen kamu alacaklarıyla sınırlıdır. Müdürlük sıfatının sona erdiği tarihten sonra doğan borçlardan, ayrılan müdür sorumlu tutulamaz; bu nedenle müdürlükten ayrılışın ticaret siciline tescil ve ilan ettirilmesi hayati önemdedir.
  • Kamu alacağını ödeyen kanuni temsilci, asıl borçlu şirkete rücu edebilir.

VUK m. 10

Vergi ve vergiye bağlı alacaklar (vergi aslı, vergi ziyaı cezası, gecikme faizi) bakımından özel hüküm VUK m. 10'dur. Buna göre tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları hâlinde bunlara düşen ödevler kanuni temsilcileri tarafından yerine getirilir; bu ödevlerin yerine getirilmemesi yüzünden mükelleflerin varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacaklar, kanuni ödevleri yerine getirmeyen temsilcilerin varlıklarından alınır. VUK m. 10 ile mükerrer m. 35 arasındaki başlıca farklar şunlardır:

  • VUK m. 10, sorumluluğu ödevlerin yerine getirilmemesi olgusuna bağlar; bu yönüyle kusura dayalı bir sorumluluk olarak yorumlanmaktadır. Mükerrer m. 35 ise kusur aranmayan, tahsil imkânsızlığına bağlı bir sorumluluk öngörür.
  • Vergi ve buna bağlı alacaklarda özel hüküm olan VUK m. 10 uygulanır; SGK prim borçları, idari para cezaları ve diğer kamu alacaklarında ise mükerrer m. 35 devreye girer. Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu'nun 11.12.2018 tarihli ve E. 2013/1 K. 2018/1 sayılı kararı, vergi alacaklarında kanuni temsilcinin takibinin VUK m. 10 uyarınca yapılması gerektiğini hükme bağlamıştır.
  • SGK prim borçları bakımından 5510 sayılı Kanun m. 88, şirket yönetim kurulu üyeleri dahil üst düzey yönetici ve yetkililerin, haklı sebep olmaksızın ödenmeyen primlerden kurumla birlikte müteselsilen sorumlu olduğunu ayrıca düzenler.

Müdüre ödeme emri gönderilmesi ve hukuki başvuru yolları

Şirketten tahsil edilemeyen kamu borcu için müdüre 6183 sayılı Kanun m. 55 uyarınca ödeme emri tebliğ edilir. Müdür, tebliğden itibaren on beş gün içinde vergi mahkemesinde dava açarak; borcun bulunmadığını, kısmen ödendiğini, zamanaşımına uğradığını, kendi döneminde vadesi gelmediğini veya şirket hakkındaki takibin tüketilmediğini ileri sürebilir. Süresinde dava açılmaması hâlinde ödeme emri kesinleşir ve haciz aşamasına geçilir.

Sorumluluk riskini azaltan tedbirler

Müdürler bakımından uygulamada şu tedbirler önem taşır:

  1. Görev ve yetki paylaşımının belgelenmesi: Birden çok müdür varsa iç yönerge ve imza sirküleriyle görev dağılımının netleştirilmesi, sorumluluğun bireyselleştirilmesinde etkilidir.
  2. Ayrılığın tescili: Müdürlükten istifa veya azil hâlinde durumun gecikmeksizin ticaret siciline tescil ettirilmesi; aksi hâlde iyi niyetli üçüncü kişilere ve idareye karşı müdürlük sıfatının devam ettiği görünümü doğar.
  3. Mali disiplinin belgelenmesi: Vergi beyannamelerinin süresinde verilmesi, ödeme güçlüğü hâlinde yapılandırma ve tecil imkânlarının kullanılması, kusur değerlendirmesinde müdür lehine sonuç doğurur.
  4. Borca batıklık takibi: Şirketin borca batık duruma gelmesi hâlinde mahkemeye bildirim yükümlülüğünün (TTK m. 634 atfıyla m. 376-377) ihmali, hem hukuki hem cezai sorumluluk doğurabilir.
  5. Karar süreçlerinin tutanağa bağlanması: Önemli işlemlerde ortakların onayının alınması ve müzakerelerin yazılı hâle getirilmesi, ileride açılacak sorumluluk davalarında ispat kolaylığı sağlar.

Sonuç olarak limited şirket müdürünün konumu, yalnızca şirket içi bir yönetim görevi değil, aynı zamanda ciddi bir kişisel sorumluluk alanıdır. TTK m. 644 atfıyla uygulanan m. 553, müdürü şirkete, ortaklara ve alacaklılara karşı kusur esasına dayalı bir tazminat sorumluluğuyla karşı karşıya bırakırken; 6183 sayılı Kanun mükerrer m. 35 ve VUK m. 10, şirketten tahsil edilemeyen kamu borçlarını müdürün şahsi malvarlığına yöneltebilmektedir. Ortakların sınırlı sorumluluğu ilkesinin müdürler için sağladığı korumanın bu ölçüde geçirgen olduğu dikkate alındığında, müdürlük görevinin kabulünden ayrılışın tesciline kadar her aşamanın bilinçli ve belgeli biçimde yürütülmesi, karşılaşılabilecek en ağır risklerin önlenmesi bakımından vazgeçilmezdir.

limited şirketmüdür sorumluluğukanuni temsilcikamu borçlarıvergi hukukuTTK m. 553
İlgili mevzuat
  • 6102 sayılı TTK m. 644
  • 6102 sayılı TTK m. 553
  • 6102 sayılı TTK m. 623-626
  • 6183 sayılı Kanun mük. m. 35
  • 213 sayılı VUK m. 10
  • 5510 sayılı Kanun m. 88
İlgili içtihat
  • Yargıtay 11. HD, E. 2020/6842 K. 2022/1935, T. 14.03.2022
  • Danıştay İBK, E. 2013/1 K. 2018/1, T. 11.12.2018
  • Yargıtay 11. HD, E. 2019/4587 K. 2021/2210, T. 10.03.2021

Sık sorulan sorular

Limited şirket müdürünün sorumluluğu hangi hükme dayanır?
TTK m. 644/1-a'nın atfı uyarınca anonim şirketlere ilişkin m. 553 limited şirket müdürlerine de uygulanır. Müdür, kanundan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini kusuruyla ihlal ederse şirkete, ortaklara ve alacaklılara karşı verdiği zarardan sorumludur.
Müdür, şirketin vergi borçlarından şahsen sorumlu tutulabilir mi?
Evet. Şirketin malvarlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacaklar, VUK m. 10 uyarınca kanuni ödevleri yerine getirmeyen müdürün şahsi malvarlığından tahsil edilebilir. Diğer kamu alacaklarında 6183 sayılı Kanun mükerrer m. 35 uygulanır.
İdare, şirketi takip etmeden doğrudan müdüre başvurabilir mi?
Hayır. Kanuni temsilcinin sorumluluğu ikincildir; kamu alacağının önce şirketten tahsili yoluna gidilmeli, tahsil edilemediği veya edilemeyeceğinin anlaşıldığı ortaya konduktan sonra müdüre ödeme emri gönderilmelidir.
Müdürlükten ayrılan kişi sonraki borçlardan sorumlu olur mu?
Kural olarak hayır. Sorumluluk, müdürün görevde bulunduğu dönemde vadesi gelen kamu alacaklarıyla sınırlıdır. Ancak ayrılığın ticaret siciline tescil ve ilan ettirilmemesi, uygulamada sorumluluğun devam ettiği görünümü doğurabileceğinden tescil büyük önem taşır.
Ödeme emrine karşı müdür ne yapabilir?
Müdür, ödeme emrinin tebliğinden itibaren on beş gün içinde vergi mahkemesinde dava açarak borcun bulunmadığını, kısmen ödendiğini, zamanaşımına uğradığını veya kendi görev dönemine ait olmadığını ileri sürebilir.
Müdür aleyhine açılacak tazminat davasında zamanaşımı nedir?
TTK m. 644 atfıyla uygulanan m. 560 uyarınca dava, zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren iki yıl ve her hâlde fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

§Bu platformdaki içerik ve hesaplamalar bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.