Saklı paylı mirasçılar, miras bırakanın tasarruf özgürlüğünü sınırlayan ve kanunen korunan bir pay güvencesine sahiptir. Ancak hukuk düzeni, belirli ağır durumlarda miras bırakana bu mirasçıyı saklı payından dahi yoksun bırakma imkânı tanımıştır. Türk Medeni Kanunu'nun 510 ve devamı maddelerinde düzenlenen mirastan çıkarma, yaygın adıyla ıskat, saklı paylı mirasçının mirastan tamamen veya kısmen dışlanmasını sağlayan bir ölüme bağlı tasarruftur.
Mirastan Çıkarmanın Niteliği
Mirastan çıkarma yalnızca saklı paylı mirasçılara karşı söz konusu olur. Saklı payı bulunmayan bir mirasçı zaten tasarruf edilebilir bölüm yoluyla mirastan uzaklaştırılabileceğinden, ıskat kurumuna ihtiyaç duyulmaz. 2007 yılında yapılan değişiklikle mirasbırakanın kardeşlerinin saklı payı kaldırılmıştır; dolayısıyla günümüzde saklı paylı mirasçılar altsoy, ana-baba ve sağ kalan eştir. Kardeşler saklı pay sahibi olmadığından, onlara karşı ıskat kurumu işletilmez.
Çıkarma, ancak vasiyetname veya miras sözleşmesi gibi bir ölüme bağlı tasarrufla ve çıkarma sebebi gösterilerek yapılabilir. Sebep gösterilmeden yapılan çıkarma, kural olarak geçerli olmaz.
Mirastan çıkarma, miras bırakanın kişisel bir tasarrufudur; bu nedenle çıkarma iradesinin, tasarrufu yapan kişinin ehliyetli olduğu bir sırada ve serbest iradesiyle ortaya konması gerekir. Ayırt etme gücünden yoksunken, aldatma, korkutma veya zorlama altında yapılan çıkarma tasarrufları geçersizdir. Çıkarma bir cezalandırma değil, miras bırakanın kendi malvarlığı üzerindeki tasarruf özgürlüğünün istisnai bir görünümü olduğundan, kanun bu tasarrufu ancak somut ve haklı sebeplere bağlı olarak geçerli sayar.
Iskat Sebepleri
Kanun, mirastan çıkarmayı iki ayrı temele oturtmuştur. Her iki tür de farklı şartlara ve sonuçlara tabidir.
Cezai (Olağan) Çıkarma
TMK m. 510 uyarınca miras bırakan, aşağıdaki durumlarda mirasçısını mirasçılıktan çıkarabilir:
- Mirasçı, miras bırakana veya miras bırakanın yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemişse;
- Mirasçı, miras bırakana veya miras bırakanın ailesi üyelerine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemişse.
Bu tür çıkarmada mirasçı, çıkarıldığı ölçüde mirastan yoksun kalır; miras payı, çıkarılan mirasçı miras bırakandan önce ölmüş gibi onun altsoyuna geçer.
Koruyucu (Borç Ödemeden Aciz Sebebiyle) Çıkarma
TMK m. 513 uyarınca miras bırakan, hakkında borç ödemeden aciz belgesi bulunan altsoyunu, saklı payının yarısı için mirasçılıktan çıkarabilir. Ancak bunun şartı, çıkarılan bu payın mirasçının doğmuş ve doğacak çocuklarına özgülenmesidir. Bu çıkarma türü cezalandırıcı değil, koruyucu niteliktedir; amacı, borçlu mirasçının alacaklılarının payı tüketmesini engelleyerek payı sonraki kuşağa aktarmaktır.
Çıkarmanın Sonuçları
Geçerli bir çıkarma hâlinde çıkarılan mirasçı miras hakkını ve saklı payını kaybeder, tenkis davası açamaz. Çıkarılan kişinin payı şu şekilde değerlendirilir:
- Miras bırakan başka türlü tasarrufta bulunmuş olmadıkça, çıkarılanın payı, o çıkarılan kişi miras bırakandan önce ölmüş gibi onun altsoyuna geçer (TMK m. 511).
- Çıkarılanın altsoyu yoksa, pay diğer mirasçılar arasında paylaştırılır.
Çıkarma ile Mirastan Yoksunluğun Farkı
Mirastan çıkarma, mirastan yoksunlukla (mahrumiyet) sıkça karıştırılır; oysa iki kurum birbirinden köklü biçimde ayrılır. Mirastan yoksunluk, TMK m. 578'de sınırlı sayıda sayılan ağır hâllerin (miras bırakanı kasten ve hukuka aykırı olarak öldürme, öldürmeye teşebbüs, ölüme bağlı tasarruf yapmasını engelleme gibi) gerçekleşmesi hâlinde, herhangi bir irade açıklamasına gerek olmaksızın kendiliğinden ortaya çıkar. Bu hâlde mirasçı, kanun gereği mirasçı olamaz.
Mirastan çıkarma ise miras bırakanın iradesine dayanır ve mutlaka bir ölüme bağlı tasarrufla, sebep gösterilerek yapılır. Yoksunlukta sebepler kanunda sabit ve sınırlıyken, çıkarmada miras bırakan takdirini kullanır. Ayrıca yoksunluk kişiye özgü olup yoksun kalanın altsoyunun mirasçılığını etkilemezken, çıkarmada da payın altsoya geçmesi kural olmakla birlikte miras bırakan bunu tasarrufuyla değiştirebilir.
Çıkarmadan Dönme ve Affetme
Miras bırakan, bir kez yaptığı çıkarmayı sonradan geri alabilir. Çıkarmanın dayanağı miras bırakanın iradesi olduğundan, bu iradenin değişmesi mümkündür. Miras bırakan, çıkarma sebebini ortadan kaldıran bir affetme iradesi ortaya koyarsa, çıkarma hükümsüz kalır. Affetme, sonraki bir vasiyetnameyle önceki çıkarma tasarrufunun ilga edilmesi biçiminde açık olabileceği gibi, davranışlardan anlaşılan örtülü bir irade biçiminde de gerçekleşebilir. Bu nedenle çıkarma tasarrufunun geçerliliği değerlendirilirken, miras bırakanın sonraki dönemdeki iradesi ve davranışları da dikkate alınır.
Çıkarmaya İtiraz ve İspat Yükü
Mirastan çıkarma, çoğu zaman çıkarılan mirasçı tarafından haksız görülerek yargıya taşınır. Bu noktada ispat yükünün dağılımı belirleyicidir.
İtirazın Hukuki Dayanağı
TMK m. 512 uyarınca mirasçılıktan çıkarma, miras bırakan ancak buna ilişkin tasarrufunda çıkarma sebebini belirtmişse geçerlidir. Çıkarılan kişi itiraz ederse, belirtilen sebebin varlığını ispat, çıkarmadan yararlanan mirasçıya düşer.
Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, çıkarma sebebinin gerçekliğini ispat yükü çıkarmadan yararlanan mirasçıya ait olup, sebebin tasarrufta açıkça ve somut olaylara dayalı biçimde gösterilmesi geçerlilik şartıdır.
Sebep gösterilmemişse veya gösterilen sebep ispatlanamıyorsa, çıkarma yalnızca tasarruf edilebilir kısımda hüküm ifade eder; mirasçı saklı payını geri alır. Buna karşılık miras bırakan çıkarma sebebi konusunda açık bir yanılgıya düşmüşse, çıkarma geçersiz olur.
İtiraz Davasının İşleyişi
Çıkarılan mirasçı, çıkarmanın iptali ya da tenkis talebiyle dava açar. Dava, çıkarmadan yararlanan mirasçılara yöneltilir. Yargılamada:
- Çıkarmadan yararlanan taraf, çıkarma sebebinin gerçekleştiğini tanık, belge ve diğer delillerle ispatlamaya çalışır.
- Çıkarılan mirasçı, sebebin bulunmadığını veya sebebin ağırlık eşiğine ulaşmadığını ileri sürer.
Kısmi Çıkarma ve Tenkis ile İlişki
Mirastan çıkarma tam olabileceği gibi kısmi de olabilir. Miras bırakan, mirasçısını saklı payının tamamından değil, yalnızca bir kısmından yoksun bırakmak isteyebilir. Bu durumda çıkarma yalnızca belirtilen oranda hüküm doğurur; mirasçı kalan saklı payını korur.
Çıkarma ile tenkis kurumları arasında yakın bir ilişki vardır. Geçerli bir çıkarma bulunduğunda, çıkarılan mirasçının saklı payı ortadan kalktığından tenkis talep etme hakkı da düşer. Buna karşılık çıkarma sebebi ispatlanamaz veya çıkarma geçersiz sayılırsa, mirasçının saklı payı yeniden canlanır ve bu saklı pay tasarruflarla zedelenmişse mirasçı tenkis davası açabilir. Dolayısıyla çıkarmaya itiraz davalarında mahkeme çoğu zaman tenkis taleplerini de birlikte değerlendirir.
Uygulamada çıkarma tasarrufunun geçerliliği ile saklı payın korunması iç içe geçtiğinden, çıkarılan mirasçının hem çıkarmanın iptalini hem de terditli olarak saklı payının tenkis yoluyla korunmasını talep etmesi yerinde olur. Böylece çıkarma geçersiz sayılırsa saklı pay tenkis yoluyla güvence altına alınmış olur.
Örnek Pay Hesabı
Miras bırakan (A), geriye eşi (B) ve iki çocuğu (C, D) bırakmıştır. Terekenin değeri 1.200.000 TL'dir. (A), kendisine karşı ağır bir suç işlediği gerekçesiyle çocuğu (C)'yi vasiyetnamesinde sebep göstererek mirastan çıkarmıştır.
- Eş ve çocuklar birlikte mirasçı olduğunda eşin yasal payı dörtte bir, yani 300.000 TL'dir. Kalan 900.000 TL çocuklara aittir; her çocuğun yasal payı 450.000 TL olur.
- Çıkarma geçerli ise (C)'nin payı, onun altsoyu yoksa diğer mirasçılara geçer.
- Çıkarma sebebi ispatlanamazsa, (C) saklı payını geri alır. Altsoyun saklı payı yasal payın yarısı olduğundan, (C) en az 225.000 TL'yi talep edebilir.
Bu örnek, ispat yükünün dağılımının sonucu doğrudan etkilediğini göstermektedir. Sebebin ispatlanamaması hâlinde çıkarma amacına ulaşamaz ve saklı pay yeniden gündeme gelir.
Çıkarma Davalarında Deliller ve Görevli Mahkeme
Mirastan çıkarmaya ilişkin uyuşmazlıklar, terekenin bulunduğu yer mahkemesinde görülür ve miras hukukundan kaynaklandığından asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Bu davalarda ispat aracı olarak tanık beyanları, ceza mahkemesi kararları, sağlık ve sosyal inceleme raporları, yazışmalar ve olayı ortaya koyan her türlü belge kullanılabilir.
Çıkarmadan yararlanan mirasçının, çıkarma sebebini yalnızca soyut iddialarla değil, somut ve inandırıcı delillerle ortaya koyması gerekir. Örneğin miras bırakana karşı ağır bir suçun işlendiği iddiasında, kesinleşmiş bir ceza mahkemesi kararı güçlü bir delil oluşturur. Aile hukukundan doğan yükümlülüklerin önemli ölçüde ihlali iddiasında ise, ihmalin süreklilik ve ağırlık taşıdığının gösterilmesi beklenir.
Mahkeme, çıkarma sebebinin gerçekliğini ve ağırlık eşiğini birlikte değerlendirir. Sebep sabit görülürse çıkarma geçerli sayılır; aksi hâlde mirasçı saklı payını geri kazanır. Bu nedenle tarafların delillerini eksiksiz ve düzenli biçimde sunması, davanın sonucunu doğrudan etkiler.
Sonuç
Mirastan çıkarma, saklı paylı mirasçıyı dahi mirastan yoksun bırakabilen istisnai bir kurumdur. Cezai çıkarmada ağır suç veya aile yükümlülüklerinin önemli ölçüde ihlali, koruyucu çıkarmada ise borç ödemeden aciz belgesi aranır. Çıkarmanın geçerliliği, sebebin tasarrufta açıkça gösterilmesine ve itiraz hâlinde çıkarmadan yararlanan mirasçı tarafından ispatlanmasına bağlıdır. Kardeşlerin saklı payının kaldırılmış olması nedeniyle ıskat yalnızca altsoy, ana-baba ve eş bakımından anlam taşır. Doğru sebep gösterimi ve güçlü delil hazırlığı, çıkarmanın hukuken ayakta kalmasının anahtarıdır.
- 4721 sayılı TMK m. 510
- 4721 sayılı TMK m. 511
- 4721 sayılı TMK m. 512
- 4721 sayılı TMK m. 513
- 4721 sayılı TMK m. 506
- 4721 sayılı TMK m. 578
- Yargıtay 2. HD, E. 2020/2143 K. 2021/1187, T. 09.02.2021
- Yargıtay 3. HD, E. 2018/6712 K. 2019/8934, T. 18.11.2019
Sık sorulan sorular
- Kimler mirastan çıkarılabilir?
- Yalnızca saklı paylı mirasçılar, yani altsoy, ana-baba ve sağ kalan eş mirastan çıkarılabilir. 2007 değişikliğiyle kardeşlerin saklı payı kaldırıldığından, kardeşlere karşı ıskat kurumu işletilmez.
- Mirastan çıkarmada ispat yükü kimdedir?
- Çıkarma sebebinin gerçekliğini ispat yükü, çıkarmadan yararlanan mirasçıya aittir. Sebep tasarrufta açıkça gösterilmemiş veya ispatlanamamışsa, çıkarma saklı pay bakımından geçersiz sayılır.
- Sebep gösterilmeden yapılan çıkarma geçerli midir?
- Hayır. Mirastan çıkarma ancak miras bırakanın tasarrufunda çıkarma sebebini belirtmesi hâlinde geçerlidir. Sebep gösterilmezse çıkarma yalnızca tasarruf edilebilir kısımda hüküm doğurur.
- Koruyucu çıkarma cezai çıkarmadan nasıl ayrılır?
- Cezai çıkarma, ağır suç veya aile yükümlülüklerinin ihlali gibi kusura dayanır. Koruyucu çıkarma ise hakkında aciz belgesi bulunan altsoyu, payı çocuklarına özgülemek amacıyla saklı payının yarısı için mirastan çıkarmaya izin verir.
- Çıkarılan mirasçının payı kime geçer?
- Miras bırakan aksini düzenlememişse, çıkarılanın payı o kişi miras bırakandan önce ölmüş gibi onun altsoyuna geçer. Altsoy yoksa pay diğer mirasçılar arasında paylaştırılır.
§Bu platformdaki içerik ve hesaplamalar bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.