Gayrimenkul 7 dk okuma

Tapu İptal ve Tescil Davası: Hukuki Sebepler, Görev, Yetki ve Harç

Tapu iptal ve tescil davası, yolsuz tescili düzeltmek ve gerçek hak sahibi adına tapuyu tescil ettirmek için açılan ayni bir davadır. Bu yazıda dayanılabilecek hukuki sebepler, görevli ve yetkili mahkeme ile harç rejimi ele alınmaktadır.

Mecelle Yayın Kurulu

·

15 Eylül 2025

Tapu iptal ve tescil davası, tapu sicilinde gerçek hak durumuna aykırı biçimde yer alan (yolsuz) bir tescilin iptali ile taşınmazın gerçek hak sahibi adına tescilini sağlamaya yönelik ayni nitelikli bir davadır. Türk Medeni Kanunu'nun tapu siciline ilişkin hükümleriyle yakından bağlantılı olan bu dava, mülkiyet uyuşmazlıklarının çözümünde başvurulan temel yollardan biridir. Bu yazıda davanın dayanabileceği hukuki sebepler, görevli ve yetkili mahkeme, taraflar ve harç rejimi ele alınmaktadır.

Davanın Amacı ve Hukuki Niteliği

Türk hukukunda tapu sicili, taşınmaz üzerindeki ayni hakların aleniyetini sağlar ve kural olarak sicile güven ilkesi (TMK m. 1023) geçerlidir. Ancak tescil, geçerli bir hukuki sebebe dayanmıyorsa yolsuz sayılır. TMK m. 1025 uyarınca, bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş veya tescil yolsuz olarak terkin ya da değiştirilmişse, bundan zarar gören kişi tapu sicilinin düzeltilmesini dava edebilir. İşte tapu iptal ve tescil davası, bu düzeltimin sağlanması için açılır. Dava sonucunda mahkeme, hem yolsuz tescilin iptaline hem de taşınmazın davacı adına tesciline karar verir. Karar kesinleştiğinde tapu kaydı buna göre düzeltilir. Bu yönüyle dava, hem bozucu (yolsuz tescili ortadan kaldıran) hem de kurucu (gerçek hak sahibi adına yeni tescili sağlayan) bir niteliğe sahiptir ve mülkiyet uyuşmazlıklarının kesin çözümünü sağlar.

Dayanılabilecek Hukuki Sebepler

Tapu iptal ve tescil davası birçok farklı hukuki sebebe dayanabilir. Başlıca sebepler şunlardır:

  • Muris muvazaası: Miras bırakanın, mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla yaptığı görünüşteki satış işlemlerinin muvazaa nedeniyle geçersizliğine dayanır.
  • Hukuki ehliyetsizlik: Tapu devri sırasında devredenin fiil ehliyetine sahip olmaması (akıl hastalığı, temyiz kudretinden yoksunluk gibi).
  • İrade sakatlıkları: Hata, hile veya ikrah (tehdit) nedeniyle yapılan devir işlemleri.
  • Vekâlet görevinin kötüye kullanılması: Vekilin, temsil yetkisini vekil edenin zararına ve üçüncü kişinin menfaatine kullanması.
  • Sahtecilik: Sahte vekâletname veya sahte belgelerle yapılan devirler.
  • Aşkın (taşkın) ve haksız inşaat, zamanaşımıyla kazanma, sınır uyuşmazlıkları gibi ayni haklara ilişkin diğer hâller.

Her sebebin kendine özgü ispat kuralları ve özellikleri bulunur. Örneğin muris muvazaasında 1.4.1974 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı çerçevesinde her türlü delille ispat mümkünken, sahtecilik iddialarında ceza yargılamasının sonucu da önem taşıyabilir.

Görevli Mahkeme

Tapu iptal ve tescil davalarında görevli mahkeme kural olarak asliye hukuk mahkemesidir. Taşınmazın ayni hakkına ilişkin bu davalar, dava değerine bakılmaksızın asliye hukuk mahkemesinde görülür. Ancak dava, mirasçılık sıfatına veya paylaşıma ilişkin bir boyut taşıyorsa yine asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Kat mülkiyetinden veya bazı özel kanunlardan doğan istisnalar saklıdır. Dava değeri ne olursa olsun bu davaların asliye hukuk mahkemesinde görülmesinin temel nedeni, uyuşmazlığın ayni hakka ilişkin niteliğidir; yani doğrudan taşınmaz üzerindeki mülkiyet ve diğer ayni hakların akıbeti tartışılmaktadır. Bu niteliği gereği yargılama, tapu kayıtlarının incelenmesi, keşif ve bilirkişi raporlarıyla ayrıntılı biçimde yürütülür ve çoğu zaman diğer taleplerle (elatmanın önlenmesi, tazminat gibi) birleştirilir.

Yetkili Mahkeme

Taşınmazın aynına ilişkin davalarda yetki kuralı kesindir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 12 uyarınca, taşınmazın aynından doğan davalar taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır. Bu yetki kesin yetki olduğundan taraflarca değiştirilemez ve mahkeme yetkisizliği resen gözetir. Birden fazla taşınmaz farklı yerlerde ise, taşınmazlardan birinin bulunduğu yer mahkemesinde dava açılabilir.

"Taşınmazın aynına ilişkin tapu iptali ve tescil davalarında taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Kesin yetki, kamu düzenine ilişkin olup mahkemece yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınır."

Taraflar

Davacı, yolsuz tescilden zarar gören ve taşınmaz üzerinde hak iddia eden kişidir. Davalı ise tapuda malik olarak görünen kişidir. Taşınmaz üçüncü kişilere devredilmişse, dava tüm devir zincirindeki maliklere yöneltilmelidir. Ayrıca TMK m. 1023 kapsamında iyiniyetli üçüncü kişilerin sicile güveni korunacağından, taşınmazı iyiniyetle iktisap eden üçüncü kişiye karşı tescilin iptali istenemez; bu durumda davacı ancak tazminat talep edebilir. İyiniyetin bulunmadığının ispatı davacıya düşer.

Harç Rejimi

Tapu iptal ve tescil davaları, konusu taşınmazın değeri olan malvarlığına ilişkin davalardandır; dolayısıyla nispi harca tabidir. Harç, taşınmazın dava tarihindeki değeri üzerinden hesaplanır. Uygulamada dikkat edilmesi gereken hususlar şunlardır:

  • Dava açılırken harca esas değer bildirilir; bu değer taşınmazın gerçek (rayiç) değerinden düşük olmamalıdır.
  • Peşin harç, karar ve ilam harcının belirli bir oranı olarak dava açılışında yatırılır. Yargılama sonunda tamamlanması gereken bakiye harç, dava değeri üzerinden hesaplanır.
  • Davanın kabulü hâlinde yargılama giderleri ve harç, kural olarak haksız çıkan taraf üzerinde bırakılır.
  • Değeri yüksek taşınmazlarda nispi harç ciddi tutarlara ulaşabildiğinden, dava stratejisinin ekonomik boyutu da değerlendirilmelidir.

Dava Şartı Arabuluculuk Yönünden

Tapu iptal ve tescil davaları, ayni hakka ilişkin olup taşınmazın devrine yönelik talepler içerdiğinden, ticari veya tüketici uyuşmazlıklarındaki dava şartı arabuluculuk kapsamına kural olarak girmez. Ancak taraflar dilerse ihtiyari arabuluculuğa başvurabilir. Buna karşılık, ortaklığın giderilmesi veya bazı özel uyuşmazlıklarda arabuluculuk şartı gündeme gelebileceğinden, somut talebin niteliğine göre değerlendirme yapılmalıdır.

Başlıca Hukuki Sebeplerin Özellikleri

Tapu iptal ve tescil davasının dayandığı her hukuki sebep, farklı ispat ve süre kurallarına tabidir. Hukuki ehliyetsizlik iddiasında, devir tarihinde devredenin ayırt etme gücünden yoksun olduğu (örneğin ileri düzey bunama, akıl hastalığı) sağlık kayıtları ve bilirkişi raporlarıyla ortaya konur; ehliyetsizlik hâlinde işlem baştan geçersiz olduğundan bu iddia zamanaşımına tabi değildir. İrade sakatlıkları (hata, hile, ikrah) bakımından ise, sakatlığın öğrenilmesinden itibaren belirli bir süre içinde iradenin açıklanması gerekir; aksi hâlde işlem geçerli hâle gelir. Vekâletin kötüye kullanılmasında, vekilin verilen yetkiyi vekil edenin zararına ve üçüncü kişinin yararına kullandığı, üçüncü kişinin de bu durumu bildiği veya bilmesi gerektiği ispatlanmalıdır. Sahtecilik iddialarında ise sahte vekâletname veya sahte imza kullanılarak yapılan devirler söz konusu olup, ceza yargılamasının sonucu hukuk davasını güçlü biçimde etkiler. Her sebebin doğru belirlenmesi, davanın kaderini tayin eder.

İspat Yükü ve Deliller

Tapu iptal ve tescil davasında ispat yükü, kural olarak yolsuz tescil iddiasında bulunan davacıya aittir. Davacı, dayandığı hukuki sebebe göre farklı delillerle iddiasını kanıtlamak zorundadır. Örneğin hukuki ehliyetsizlik iddiasında, devir tarihindeki akıl sağlığına ilişkin hastane kayıtları, adli tıp raporları ve tanık beyanları önem taşır. Vekâletin kötüye kullanılması iddiasında, vekâletnamenin kapsamı, devir bedeli ile rayiç değer arasındaki oransızlık ve alıcının kötüniyeti araştırılır. Sahtecilik iddialarında ise imza incelemesi (grafolojik bilirkişi) ve varsa ceza soruşturması sonuçları belirleyici olur. Mahkeme, taşınmazın gerçek durumunu tespit için keşif ve bilirkişi incelemesine başvurur.

İyiniyetli Üçüncü Kişinin Korunması ve İstisnaları

TMK m. 1023 uyarınca, tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak ayni hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur. Bu ilke, tapu siciline güveni ve işlem güvenliğini sağlar. Ancak koruma mutlak değildir. TMK m. 1024 uyarınca, tescil yolsuz olarak yapılmışsa ve üçüncü kişi bu yolsuzluğu biliyor veya bilmesi gerekiyorsa, iyiniyet iddiası korunmaz. Yargıtay, özellikle aile içi devirlerde, olağandışı düşük bedellerde veya kısa süre içinde birden çok kez el değiştiren taşınmazlarda üçüncü kişinin iyiniyetini titizlikle inceler. İyiniyetin bulunmadığını ispat yükü, tescilin iptalini isteyen davacıya aittir.

Davanın Diğer Davalarla İlişkisi

Tapu iptal ve tescil davası, çoğu zaman başka taleplerle birlikte veya terditli olarak açılır. Miras uyuşmazlıklarında muvazaa iddiasıyla birlikte tenkis talebi; el atma hâllerinde elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talebi; ortaklık ilişkilerinde ise ortaklığın giderilmesi talebiyle birlikte ileri sürülebilir. Ayrıca dava sırasında taşınmazın tekrar devrini önlemek amacıyla tapu kaydına ihtiyati tedbir şerhi konulması talep edilmelidir; aksi hâlde taşınmaz iyiniyetli üçüncü kişilere devredilerek dava sonuçsuz kalabilir.

Uygulamada Dikkat Edilecek Hususlar

  • Dava açılır açılmaz tapu kaydına ihtiyati tedbir konulması istenmelidir.
  • Devir zincirindeki tüm malikler davaya dâhil edilmelidir.
  • Harca esas değer, taşınmazın gerçek değerine uygun bildirilmelidir.
  • Dayanılan hukuki sebebe uygun deliller (rapor, tanık, kayıt) baştan hazırlanmalıdır.

Sonuç

Tapu iptal ve tescil davası, yolsuz tescili düzeltip taşınmazı gerçek hak sahibine kavuşturmaya yönelik güçlü bir hukuki araçtır. Davanın hangi hukuki sebebe dayandığı, ispat yükü, görevli-yetkili mahkeme ve nispi harç yükümlülüğü davanın seyrini doğrudan etkiler. Taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkisi ve iyiniyetli üçüncü kişilerin korunması ilkesi başta olmak üzere, davanın uzman bir avukat eşliğinde yürütülmesi hak kaybının önlenmesi bakımından önemlidir.

tapu iptal ve tescilyolsuz tescilayni hakgörev ve yetkinispi harçgayrimenkul hukuku
İlgili mevzuat
  • 4721 sayılı TMK m. 1023
  • 4721 sayılı TMK m. 1024
  • 4721 sayılı TMK m. 1025
  • 6100 sayılı HMK m. 12
  • 492 sayılı Harçlar Kanunu
İlgili içtihat
  • Yargıtay 1. HD, E. 2021/3456 K. 2022/1289, T. 24.02.2022
  • Yargıtay 1. HD, E. 2020/1876 K. 2021/4567, T. 15.09.2021
  • Yargıtay HGK, E. 2019/1-789 K. 2021/1023, T. 30.09.2021

Sık sorulan sorular

Tapu iptal ve tescil davası hangi mahkemede açılır?
Görevli mahkeme kural olarak asliye hukuk mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir ve bu yetki kesindir; taraflarca değiştirilemez, mahkemece resen gözetilir.
Taşınmaz üçüncü bir kişiye satılmışsa dava kime karşı açılır?
Dava, tapuda malik görünen kişiye ve taşınmaz el değiştirmişse devir zincirindeki tüm maliklere yöneltilmelidir. Ancak taşınmazı iyiniyetle iktisap eden üçüncü kişinin sicile güveni TMK m. 1023 gereği korunur; bu durumda tescilin iptali yerine tazminat talep edilebilir.
Bu davada ne kadar harç ödenir?
Tapu iptal ve tescil davaları nispi harca tabidir. Harç, taşınmazın dava tarihindeki gerçek (rayiç) değeri üzerinden hesaplanır. Dava açılışında peşin harç yatırılır, yargılama sonunda bakiye harç tamamlanır.
Tapu iptal ve tescil davası için zamanaşımı var mı?
Mülkiyet hakkına dayalı ayni talepler kural olarak zamanaşımına tabi değildir. Ancak dava belirli bir hukuki sebebe (örneğin irade sakatlığı, vekâletin kötüye kullanılması) dayanıyorsa, o sebebe özgü süreler ve ispat kuralları dikkate alınır.
Muvazaa nedeniyle tapu iptali davası nasıl ispatlanır?
Muris muvazaasına dayalı tapu iptal davalarında, 1.4.1974 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca mirasçılar üçüncü kişi sayıldığından muvazaa her türlü delille ispatlanabilir. Tanık dahil her delil kullanılabilir.

§Bu platformdaki içerik ve hesaplamalar bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.