Aile 6 dk okuma

6284 sayılı Kanun kapsamında koruma tedbirleri

6284 sayılı Kanun, şiddete uğrayan veya uğrama tehlikesi bulunan kişilere hızlı ve etkili koruma sağlar. Bu yazıda koruyucu ve önleyici tedbirleri, delil ve harç aranmayan başvuru yollarını ve tedbir kararına aykırılığın zorlama hapsi yaptırımını açıklıyoruz.

Mecelle Yayın Kurulu

·

24 Şubat 2026

Aile içi şiddet ve kadına yönelik şiddet, kişilerin can güvenliğini ve temel haklarını doğrudan tehdit eden ağır bir sorundur. Türk hukuku, bu şiddeti önlemek ve mağdurları korumak için özel ve hızlı bir mekanizma öngörmüştür: 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun. Bu kanun, şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kişiler için hızlı, esnek ve caydırıcı koruma tedbirleri sağlar. Bu yazıda kanunun öngördüğü koruyucu ve önleyici tedbirleri, başvuru yollarını ve tedbir kararına aykırılığın yaptırımını açıklıyoruz.

6284 sayılı Kanunun amacı ve kapsamı

6284 sayılı Kanun; şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınları, çocukları, aile bireylerini ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru olan kişileri korumayı amaçlar. Kanunun uygulanmasında en temel ilke, mağdurun beyanının esas alınması ve tedbirin gecikmeksizin alınmasıdır. Delil veya belge aranması, tedbirin bir an önce alınmasını engelleyemez.

Kanun kapsamında alınabilecek tedbirler iki ana grupta toplanır: koruyucu tedbir kararları ve önleyici tedbir kararları.

Koruyucu tedbir kararları

Koruyucu tedbirler, şiddet mağdurunun kendisini ve yaşamını güvence altına almaya yönelik, mağdur lehine alınan tedbirlerdir. 6284 sayılı Kanun m. 3 uyarınca mülki amir tarafından alınabilecek başlıca koruyucu tedbirler şunlardır:

  • Mağdura ve gerekiyorsa beraberindeki çocuklara uygun barınma yeri sağlanması
  • Geçici maddi yardım yapılması
  • Psikolojik, mesleki, hukuki ve sosyal bakımdan rehberlik ve danışmanlık hizmeti verilmesi
  • Hayati tehlikenin bulunması hâlinde, ilgilinin talebi üzerine veya resen geçici koruma altına alınması
  • Çocuklar için kreş imkânı sağlanması

Ayrıca hâkim tarafından da koruyucu tedbir olarak; işyerinin değiştirilmesi, evli kişinin ayrı yerleşim yeri belirlenmesi, aile konutu şerhi konulması ve kimlik ve ilgili diğer bilgilerin değiştirilmesi gibi tedbirlere karar verilebilir (m. 4).

Önleyici tedbir kararları

Önleyici tedbirler, şiddet uygulayan veya uygulama tehlikesi bulunan kişiye yönelik, onun davranışlarını sınırlayan tedbirlerdir. 6284 sayılı Kanun m. 5 uyarınca hâkim tarafından şiddet uygulayan hakkında verilebilecek başlıca önleyici tedbirler şunlardır:

  • Şiddet tehdidi, hakaret, aşağılama veya küçük düşürmeyi içeren söz ve davranışlarda bulunmaması
  • Müşterek konuttan veya bulunduğu yerden derhâl uzaklaştırılması ve konutun korunan kişiye tahsisi
  • Korunan kişilere, bunların bulunduğu konuta, okula ve işyerine yaklaşmaması
  • Çocuklarla kişisel ilişkinin refakatçi eşliğinde yapılması, sınırlanması veya kaldırılması
  • Korunan kişinin eşyalarına zarar vermemesi ve iletişim araçlarıyla rahatsız etmemesi
  • Silah taşıması yasaksa dahi varsa silahının kolluğa teslim edilmesi, kamu görevi nedeniyle taşınan silahın kuruma teslim edilmesi
  • Alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle şiddet uygulama hâllerinde bu maddeleri kullanmaması ve bağımlılık hâlinde muayene ve tedavisinin sağlanması

Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde bu önleyici tedbirlerden bir kısmı (özellikle uzaklaştırma ve yaklaşmama) kolluk amiri tarafından da alınabilir ve en geç izleyen ilk işgünü hâkim onayına sunulur.

Başvuru: kime, nasıl?

6284 sayılı Kanun kapsamında koruma talebi son derece kolaylaştırılmıştır. Başvuru için avukat tutmak, harç ödemek veya delil sunmak zorunlu değildir. Şiddete uğrayan veya uğrama tehlikesi bulunan kişi ya da bu durumu öğrenen üçüncü kişiler; aşağıdaki mercilere başvurabilir:

  • Aile mahkemesi hâkimliği
  • Mülki amir (vali, kaymakam)
  • Kolluk (polis, jandarma)
  • Cumhuriyet başsavcılığı

Kolluğa yapılan başvurularda, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde kolluk amiri gerekli tedbirleri hemen alır. Tedbir kararları, ilk başvuruda kural olarak en çok altı aylık süreyle verilir; şiddet veya tehlikenin devam edeceğinin anlaşılması hâlinde bu süre yeniden değerlendirilerek uzatılabilir, değiştirilebilir veya kaldırılabilir.

6284 sayılı Kanunun uygulanmasında mağdurun beyanı esas alınır; tedbir kararı verilebilmesi için şiddetin veya şiddet tehlikesinin varlığına ilişkin delil ya da belge aranması, kararın bir an önce verilmesini geciktiremez. Bu ilke, koruma mekanizmasının etkinliğinin temelini oluşturur.

Tedbir kararının süresi ve itiraz

Tedbir kararları belirli sürelerle verilir ve gerektiğinde uzatılabilir. Karara karşı, tebliğ veya tefhiminden itibaren iki hafta içinde aile mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz üzerine dosyayı inceleyen merci kararını en geç bir hafta içinde verir. İtiraz, tedbirin uygulanmasını kural olarak durdurmaz; koruma, itiraz süreci boyunca da devam eder.

Kimler koruma talep edebilir?

6284 sayılı Kanunun koruma kapsamı geniştir. Şiddete uğrayan veya uğrama tehlikesi bulunan kadınlar başta olmak üzere; çocuklar, aile bireyleri ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru olan kişiler bu Kanun kapsamında korunur. Şiddetin eşten, eski eşten, birlikte yaşanan kişiden, aile bireyinden veya tanınmayan bir kişiden gelmesi arasında fark yoktur; ısrarlı takip hâlinde failin mağdurla herhangi bir yakınlık ilişkisi bulunması dahi aranmaz. Koruma talebini bizzat mağdur ileri sürebileceği gibi, durumu öğrenen üçüncü kişiler de ilgili mercilere bildirimde bulunabilir. Ayrıca korunan kişinin çocukları ve birlikte yaşadığı diğer aile bireyleri de tedbirlerden yararlanabilir. Kanun, şiddetin yalnızca fiziksel değil; psikolojik, cinsel ve ekonomik biçimlerini de kapsar; bu nedenle hakaret, tehdit, ekonomik kaynaklardan yoksun bırakma ve ısrarlı rahatsız etme de koruma sebebidir.

İhlalin yaptırımı: zorlama hapsi

6284 sayılı Kanunun caydırıcılığının temelini, tedbir kararlarına aykırılığın özel yaptırımı oluşturur. Kanun m. 13 uyarınca, tedbir kararının gereklerine aykırı hareket eden kişi hakkında, fiili bir suç oluştursa bile ayrıca zorlama hapsine hükmedilir. Zorlama hapsi:

  • Her bir ihlal için üç günden on güne kadardır.
  • Tedbir kararına aykırılığın tekrarında, önceki cezalar da göz önünde bulundurularak süre onbeş günden otuz güne kadar uygulanabilir; ancak toplam süre altı ayı geçemez.
  • Zorlama hapsine ilişkin kararlar, Cumhuriyet başsavcılığınca yerine getirilir.

Önemli bir nokta şudur: Zorlama hapsi, ihlal edilen fiilin ayrıca bir suç (örneğin kasten yaralama, tehdit) oluşturması hâlinde uygulanan cezaya ek olarak verilir; yani ihlal eden kişi hem işlediği suçtan hem de tedbire aykırılıktan sorumlu olur.

Tedbir kararının uygulanması ve elektronik kelepçe

Tedbir kararlarının kâğıt üzerinde kalmaması için 6284 sayılı Kanun, uygulamaya ilişkin güçlü araçlar öngörür. Uzaklaştırma ve yaklaşmama tedbirlerinin denetimi kolluk tarafından yapılır; korunan kişinin talebi ve tehlikenin niteliği gözetilerek, şiddet uygulayanın konumunun teknik yöntemlerle (elektronik kelepçe gibi teknik takip sistemleriyle) izlenmesine karar verilebilir. Ayrıca korunan kişiye, acil durumlarda hızlı müdahale sağlayan teknik destek imkânları sunulabilir. Hâkim, tedbirin somut olayın özelliklerine göre daha etkili uygulanabilmesi için ek düzenlemeler yapabilir. Bu araçlar, özellikle ısrarlı takip ve tekrarlanan ihlal risklerinin yüksek olduğu vakalarda korumanın gerçek anlamda işlerlik kazanmasını sağlar.

Nafaka ve geçici velayet düzenlemesi

6284 sayılı Kanun kapsamındaki tedbirler yalnızca fiziksel güvenlikle sınırlı değildir; korunan kişinin ve beraberindeki çocukların ekonomik güvenliğini de kapsar. Kanun m. 5/1-e uyarınca hâkim, korunan kişinin geçimini sağlamak üzere şiddet uygulayanın, hâline göre uygun bir tedbir nafakasına hükmedilmesine karar verebilir. Bu nafaka, TMK kapsamındaki nafakalardan bağımsız olarak, koruma sürecinin bir parçası olarak hızlıca hükme bağlanır. Ayrıca çocukların şiddetten korunması amacıyla geçici velayet ve kişisel ilişkinin sınırlanması ya da kaldırılması gibi tedbirler de alınabilir. Böylece mağdur, hem güvenliğini hem de temel geçimini aynı hızlı mekanizma içinde güvence altına alabilir.

Somut örnek

Eşinin tehdit ve fiziksel şiddetine maruz kalan Nurten, herhangi bir belge veya delil sunmaksızın en yakın karakola başvurmuştur. Kolluk, gecikmesinde sakınca gördüğü için eşin müşterek konuttan uzaklaştırılmasına ve Nurten'e ile işyerine yaklaşmamasına ilişkin tedbiri hemen almış, kararı ilk işgünü hâkim onayına sunmuştur. Hâkim, altı aylık süreyle uzaklaştırma ve yaklaşmama tedbirlerine hükmetmiştir. Eşin bir hafta sonra Nurten'in işyerine giderek tedbiri ihlal etmesi üzerine, hakkında ayrıca zorlama hapsine karar verilmiştir.

Uygulamada dikkat edilmesi gerekenler

  • Şiddete uğradığınızda başvuru için delil, belge veya avukat şart değildir; beyanınız esas alınır. Vakit kaybetmeden kolluğa, mülki amire veya aile mahkemesine başvurun.
  • Alınan tedbir kararını yanınızda bulundurun; ihlal hâlinde derhâl kolluğa bildirin. İhlalin bildirilmesi, zorlama hapsi yaptırımının işletilmesi için önemlidir.
  • Tedbir süresinin dolmasına yakın, tehlike devam ediyorsa sürenin uzatılmasını talep edin.
  • Tedbir kararına katılmıyorsanız iki hafta içinde aile mahkemesine itiraz edebileceğinizi unutmayın; ancak itiraz kural olarak koruma tedbirini durdurmaz.

6284 sayılı Kanun, şiddet karşısında hızlı ve etkili koruma sağlamak için tasarlanmış istisnai bir mekanizmadır. Mağdur beyanının esas alınması, harç ve delil şartının bulunmaması ve ihlale bağlanan zorlama hapsi yaptırımı, bu koruma sistemini güçlü kılar. Can güvenliğiniz söz konusu olduğunda tereddüt etmeden bu yola başvurmanız hayati önem taşır.

6284 sayılı Kanunkoruma tedbiriaile içi şiddetuzaklaştırmazorlama hapsi
İlgili mevzuat
  • 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun m. 3
  • 6284 sayılı Kanun m. 4, 5
  • 6284 sayılı Kanun m. 8, 9
  • 6284 sayılı Kanun m. 13
İlgili içtihat
  • Yargıtay 2. HD, E. 2019/6543 K. 2019/11234, T. 21.11.2019
  • Yargıtay 2. HD, E. 2021/2876 K. 2021/4987, T. 15.06.2021
  • Anayasa Mahkemesi, E. 2016/148 K. 2020/62, T. 12.11.2020

Sık sorulan sorular

6284 sayılı Kanun kapsamında koruma için delil sunmam gerekir mi?
Hayır. Kanunun temel ilkesi, mağdurun beyanının esas alınmasıdır. Tedbir kararı verilebilmesi için şiddetin veya tehlikenin varlığına ilişkin delil ya da belge aranması, kararın bir an önce verilmesini geciktiremez. Ayrıca başvuru için avukat tutmak ve harç ödemek de zorunlu değildir.
Koruma tedbiri için nereye başvurabilirim?
Aile mahkemesi hâkimliğine, mülki amire (vali, kaymakam), kolluğa (polis, jandarma) veya Cumhuriyet başsavcılığına başvurabilirsiniz. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde kolluk amiri gerekli tedbirleri hemen alır ve kararı ilk işgünü hâkim onayına sunar.
Koruyucu tedbir ile önleyici tedbir arasındaki fark nedir?
Koruyucu tedbirler, mağdur lehine alınan ve onu güvence altına alan tedbirlerdir (barınma yeri, geçici maddi yardım, geçici koruma gibi). Önleyici tedbirler ise şiddet uygulayana yönelik, onun davranışlarını sınırlayan tedbirlerdir (uzaklaştırma, yaklaşmama, iletişim kurmama, silahın teslimi gibi).
Tedbir kararı ne kadar süreyle verilir?
Tedbir kararları kural olarak en çok altı aylık süreyle verilir. Şiddet veya tehlikenin devam edeceğinin anlaşılması hâlinde bu süre yeniden değerlendirilerek uzatılabilir, değiştirilebilir veya kaldırılabilir. Süre dolmadan tehlike sürüyorsa uzatma talebinde bulunabilirsiniz.
Karşı taraf tedbir kararını ihlal ederse ne olur?
Tedbir kararının gereklerine aykırı hareket eden kişi hakkında, fiili ayrıca bir suç oluştursa bile, her ihlal için üç günden on güne kadar zorlama hapsine hükmedilir. Tekrarı hâlinde süre artar; toplam süre altı ayı geçemez. İhlali derhâl kolluğa bildirmeniz önemlidir.
Tedbir kararına itiraz edebilir miyim?
Evet. Karara karşı tebliğ veya tefhiminden itibaren iki hafta içinde aile mahkemesine itiraz edilebilir. İtirazı inceleyen merci en geç bir hafta içinde karar verir. Ancak itiraz, kural olarak tedbirin uygulanmasını durdurmaz; koruma itiraz süreci boyunca da devam eder.

§Bu platformdaki içerik ve hesaplamalar bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.