Aile 6 dk okuma

Nişanın bozulması ve hediyelerin iadesi

Nişanlanma kimseyi evlenmeye zorlamaz; ancak bozulması hâlinde tazminat ve hediyelerin iadesi gündeme gelir. Bu yazıda TMK m. 118-123 çerçevesinde maddi ve manevi tazminatı, alışılmışın dışındaki hediyelerin iadesini ve bir yıllık zamanaşımı süresini açıklıyoruz.

Mecelle Yayın Kurulu

·

15 Mayıs 2026

Nişanlanma, evlenme vaadiyle kurulan ve evliliğe hazırlık niteliği taşıyan bir hukuki ilişkidir. Türk Medeni Kanunu, nişanlanmaya belirli hukuki sonuçlar bağlamış; ancak nişanı evlenmeye zorlayan bir araç hâline getirmemiştir. Nişanın bozulması hâlinde taraflar arasında tazminat ve hediyelerin iadesi gibi meseleler gündeme gelir. Bu yazıda TMK m. 118-123 çerçevesinde nişanlanmanın hukuki niteliğini, bozulması hâlinde istenebilecek maddi ve manevi tazminatı ve hediyelerin iadesi kurallarını, özellikle alışılmışın dışındaki hediyelerin durumunu açıklıyoruz.

Nişanlanmanın hukuki niteliği

TMK m. 118 uyarınca nişanlanma, evlenme vaadiyle olur. Nişanlanma, tarafların evlenme konusunda karşılıklı vaatte bulunmalarıyla kurulur ve herhangi bir şekle tabi değildir. Nişanlılık, evlenme yükümlülüğü doğurmaz.

Nitekim TMK m. 119, bu ilkeyi net biçimde ortaya koyar: Nişanlılık, evlenmeye zorlamak için dava hakkı vermez. Yani nişanlılardan biri evlenmekten kaçınırsa, diğeri onu evlenmeye zorlayamaz; evlenmemek için cayma hâlinde kararlaştırılmış olan cayma tazminatı veya ceza şartı da geçersizdir. Nişanlanmanın hukuki sonuçları, evlenmeye zorlama değil, bozulma hâlinde ortaya çıkan mali taleplerle sınırlıdır.

Nişanın bozulmasında maddi tazminat

TMK m. 120 uyarınca nişanlılardan biri haklı bir sebep olmaksızın nişanı bozarsa veya nişan taraflardan birine yükletilebilen bir sebeple bozulursa; kusuru olan taraf, diğerine dürüstlük kuralları çerçevesinde ve evlenme amacıyla yaptığı harcamalar ve katlandığı maddi fedakârlıklar karşılığında uygun bir tazminat vermekle yükümlüdür.

Maddi tazminatın kapsamına giren tipik giderler şunlardır:

  • Düğün ve nişan hazırlıkları için yapılan harcamalar
  • Ortak yaşam için kiralanan veya döşenen konuta ilişkin masraflar
  • Çeyiz ve ev eşyası alımları
  • Evlenme amacıyla işten ayrılma gibi katlanılan maddi fedakârlıklar

Maddi tazminat talep edebilmek için, tazminat isteyenin dürüstlük kurallarına uygun ve evlenme beklentisiyle yaptığı harcamaları ispatlaması gerekir. Aynı hüküm uyarınca bu haklar, nişanlının ana ve babasına veya onlar gibi davranan kişilere yapılan harcamalar için de tanınmıştır.

Nişanın bozulmasında manevi tazminat

TMK m. 121 uyarınca nişanın bozulması yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para isteyebilir. Manevi tazminat, nişanın bozulmasının yol açtığı elem ve üzüntünün, kişilik değerlerindeki incinmenin bir ölçüde giderilmesini amaçlar.

Manevi tazminata hükmedilebilmesi için, nişanın bozulmasının talep eden tarafın kişilik hakkını zedelemiş olması ve diğer tarafın kusurlu bulunması gerekir. Örneğin uzun süren bir nişanın, evliliğe çok az kala ve sosyal çevrede küçük düşürücü biçimde bozulması, manevi tazminat talebini haklı kılabilir.

Yargıtay uygulamasına göre nişanın bozulması nedeniyle manevi tazminata hükmedilebilmesi için, nişanı bozan tarafın kusurlu olması ve bozma nedeniyle diğer nişanlının kişilik haklarının zarar görmüş olması gerekir; manevi tazminat miktarı belirlenirken tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile kusurun ağırlığı birlikte değerlendirilir.

Haklı sebeple bozma ve kusur

Nişanın bozulmasında tazminat sorumluluğu, kural olarak kusura dayanır. Nişanı haklı bir sebeple bozan taraf, maddi veya manevi tazminatla yükümlü tutulmaz. Haklı sebep; diğer nişanlının sadakatsizliği, ağır hakaret veya şiddeti, önemli bir hastalığını ya da gerçek kişiliğini gizlemesi, güveni sarsan davranışları gibi, evliliğin sürdürülmesinin dürüstlük kuralı çerçevesinde beklenemeyeceği hâlleri kapsar. Buna karşılık, haklı bir sebep göstermeksizin ya da kendi kusurlu davranışıyla nişanın bozulmasına yol açan taraf, karşı tarafın zararından sorumlu olur. Kusurun kimde olduğu, çoğu zaman davanın sonucunu belirler; bu nedenle nişanın hangi sebeple ve kimin davranışıyla bozulduğunun açıklığa kavuşturulması önemlidir. Nişanı bozan tarafın kusursuz olduğu, karşı tarafın davranışlarının bozmayı haklı kıldığı hâllerde tazminat talepleri reddedilir.

Hediyelerin geri verilmesi

TMK m. 122 uyarınca nişanlılık evlenme dışındaki bir sebeple sona ererse, nişanlıların birbirlerine veya ana ve babanın ya da onlar gibi davrananların, diğer nişanlıya vermiş oldukları alışılmışın dışındaki hediyeler, verenler tarafından geri istenebilir. Bu düzenlemede iki nokta öne çıkar.

Hangi hediyeler iade edilir?

İade yükümlülüğü, yalnızca alışılmışın dışındaki hediyeleri kapsar. Buna göre:

  • İade edilebilen hediyeler: Değeri yüksek, olağan bir nişan hediyesi ölçüsünü aşan hediyeler iade kapsamındadır. Yüzük, bilezik, kolye gibi ziynet eşyaları, otomobil, değerli saat veya benzeri kıymetli eşyalar tipik örneklerdir.
  • İadeye tabi olmayan hediyeler: Günlük yaşamda mutat olan, tüketilen veya olağan sayılan hediyeler (çiçek, giyim eşyası, küçük hediyeler, birlikte yapılan olağan harcamalar) iade edilmez.

Bir hediyenin alışılmış olup olmadığı, tarafların ekonomik ve sosyal durumuna, yörenin örf ve âdetlerine göre değerlendirilir. Varlıklı bir ailede olağan sayılabilecek bir hediye, başka bir çevrede alışılmışın dışında kabul edilebilir.

İadenin biçimi

Hediyeler aynen geri verilir; hediye aynen mevcut değilse, mislen veya değeri üzerinden iadesi gerekir. TMK m. 122/2 uyarınca hediye veya karşılığı olan değer aynen veya mislen geri verilemiyorsa, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade yükümlülüğü doğar. İade talebinde kural olarak kusur aranmaz; nişan hangi tarafın kusuruyla bozulmuş olursa olsun, alışılmışın dışındaki hediyeler karşılıklı olarak geri istenebilir.

Zamanaşımı

TMK m. 123 uyarınca nişanlılığın sona ermesinden doğan dava hakları, sona ermenin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Bu bir yıllık süre; maddi ve manevi tazminat ile hediyelerin geri verilmesine ilişkin talepler bakımından geçerlidir. Süre, nişanlılığın sona erdiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Bu kısa süre nedeniyle taleplerinizi geciktirmemeniz büyük önem taşır.

Nişanlanmanın diğer hukuki sonuçları

Nişanlanma, evlenmeye zorlama dışında bazı hukuki sonuçlar da doğurur. Nişanlılar, birbirlerinin ceza yargılamasında tanıklıktan çekinme hakkına sahip yakınlar arasında sayılır; benzer biçimde nişanlılık, hâkimin veya bilirkişinin davadan çekinmesini gerektiren yakınlık ilişkileri arasında da yer alabilir. Ayrıca nişanlılardan birinin, evlenme vaadine güvenerek diğerinin uğradığı bir zarardan sorumluluğu, dürüstlük kuralı çerçevesinde değerlendirilir. Bununla birlikte nişanlılık, eşler arasındaki gibi bir mal rejimi, nafaka yükümlülüğü veya miras hakkı doğurmaz. Nişanlılık döneminde tarafların malvarlıkları tümüyle ayrı kalır; bu nedenle nişan bozulduğunda taraflar arasındaki mali hesaplaşma, mal rejimi tasfiyesi biçiminde değil, yalnızca tazminat ve hediyelerin iadesi çerçevesinde yürür.

İspat ve deliller

Nişanın bozulmasından doğan davalarda ispat yükü, kural olarak iddia eden tarafa düşer. Maddi tazminat isteyen, evlenme amacıyla yaptığı harcamaları ve bunların dürüstlük kuralına uygunluğunu; manevi tazminat isteyen, kişilik hakkının zedelendiğini ve karşı tarafın kusurunu ispatlamalıdır. Hediyelerin iadesinde ise talep eden, hediyenin verildiğini ve alışılmışın dışında olduğunu ortaya koymalıdır. Bu davalarda tanık beyanları, fatura ve ödeme dekontları, mesaj ve yazışma kayıtları, fotoğraf ve video kayıtları ile ziynet eşyalarına ilişkin belgeler önemli delil değeri taşır. Özellikle düğün ve nişan için yapılan harcamalarda belgelerin saklanması, ileride açılacak bir davada talebin ispatını büyük ölçüde kolaylaştırır. Delillerin hukuka uygun biçimde elde edilmiş olması da göz ardı edilmemelidir.

Somut örnek

İki yıllık nişanlılık döneminin ardından, düğüne bir ay kala Deniz, haklı bir sebep göstermeksizin nişanı bozmuştur. Nişanlısı Berk, evlilik amacıyla ortak konut kiralamış, eşya almış ve düğün için kapora ödemiştir. Berk, TMK m. 120 uyarınca bu harcamaları için uygun maddi tazminat; nişanın evliliğe çok az kala ve çevrede küçük düşürücü biçimde bozulması nedeniyle de TMK m. 121 uyarınca manevi tazminat isteyebilir. Ayrıca taraflar birbirlerine verdikleri alışılmışın dışındaki hediyeleri (örneğin Berk'in verdiği pırlanta yüzük ile Deniz'in verdiği değerli saat) TMK m. 122 uyarınca karşılıklı olarak geri isteyebilir. Nişan boyunca alınan çiçekler, giysiler ve olağan hediyeler ise iadeye tabi değildir. Tüm bu talepler, nişanın bozulmasından itibaren bir yıl içinde ileri sürülmelidir.

Uygulamada dikkat edilmesi gerekenler

  • Nişanlılığın sona ermesinden doğan tüm talepler bir yıllık zamanaşımına tabidir; bu süreyi kaçırmayın.
  • Maddi tazminat talebinizi belgelendirin; evlenme amacıyla yaptığınız harcamalara ilişkin fatura, dekont ve sözleşmeleri saklayın.
  • Hediyelerin iadesinde "alışılmışın dışında" ölçütünün tarafların ekonomik ve sosyal durumuna göre değerlendirildiğini unutmayın; ziynet ve kıymetli eşyalar kural olarak iadeye tabidir.
  • Nişanı bozmak için kararlaştırılan cayma tazminatı veya ceza şartının geçersiz olduğunu bilin; nişanlılık kimseyi evlenmeye zorlayamaz.
  • Manevi tazminat için karşı tarafın kusurunu ve kişilik hakkınızın zedelendiğini ortaya koyan delilleri hazırlayın.

Nişanın bozulması, çoğu zaman duygusal olduğu kadar mali sonuçlar da doğuran bir süreçtir. Kanun, tarafları evlenmeye zorlamamakla birlikte, dürüstlük kuralı çerçevesinde uğranılan zararların ve verilen değerli hediyelerin telafisini sağlar. Haklarınızı korumak için taleplerinizi bir yıllık süre içinde ve sağlam delillerle ileri sürmeniz belirleyicidir.

nişanın bozulmasıhediyelerin iadesinişanlanmamaddi tazminatmanevi tazminat
İlgili mevzuat
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 118, 119
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 120, 121
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 122, 123
İlgili içtihat
  • Yargıtay 3. HD, E. 2019/4321 K. 2020/1876, T. 18.02.2020
  • Yargıtay 3. HD, E. 2017/8765 K. 2019/2341, T. 21.03.2019
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2011/3-529 K. 2011/659, T. 02.11.2011

Sık sorulan sorular

Nişanlımı evlenmeye zorlayabilir miyim?
Hayır. TMK m. 119 uyarınca nişanlılık, evlenmeye zorlamak için dava hakkı vermez. Ayrıca evlenmekten cayma hâlinde ödenmesi kararlaştırılan cayma tazminatı veya ceza şartı da geçersizdir. Nişanlanmanın hukuki sonuçları yalnızca bozulma hâlindeki mali taleplerle sınırlıdır.
Nişanı bozan taraf tazminat öder mi?
Haklı bir sebep olmaksızın nişanı bozan veya nişanın kendisine yükletilebilen bir sebeple bozulmasına yol açan kusurlu taraf, diğerinin evlenme amacıyla yaptığı harcamalar ve katlandığı maddi fedakârlıklar için uygun maddi tazminat öder. Kusuru varsa ayrıca manevi tazminatla da yükümlü olabilir.
Hangi hediyeler geri istenebilir?
Yalnızca alışılmışın dışındaki hediyeler geri istenebilir. Yüzük, bilezik, kolye gibi ziynet eşyaları ile otomobil, değerli saat gibi kıymetli eşyalar iade kapsamındadır. Çiçek, giysi ve olağan küçük hediyeler ise iadeye tabi değildir. Bir hediyenin alışılmış olup olmadığı tarafların ekonomik ve sosyal durumuna göre değerlendirilir.
Hediyelerin iadesinde kusur aranır mı?
Hayır. Alışılmışın dışındaki hediyeler, nişan hangi tarafın kusuruyla bozulmuş olursa olsun karşılıklı olarak geri istenebilir. Hediyeler aynen geri verilir; aynen mevcut değilse mislen veya değeri üzerinden, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade edilir.
Nişanın bozulmasından doğan talepler için süre var mı?
Evet. TMK m. 123 uyarınca nişanlılığın sona ermesinden doğan dava hakları, sona ermenin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Bu süre maddi ve manevi tazminat ile hediyelerin iadesi taleplerinin tümü için geçerlidir ve nişanın sona erdiği tarihten işlemeye başlar.
Manevi tazminat her nişan bozulmasında istenebilir mi?
Hayır. Manevi tazminata hükmedilebilmesi için nişanın bozulmasının talep eden tarafın kişilik hakkını zedelemiş olması ve diğer tarafın kusurlu bulunması gerekir. Miktar belirlenirken tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile kusurun ağırlığı birlikte değerlendirilir.

§Bu platformdaki içerik ve hesaplamalar bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.