Borçlar 8 dk okuma

Borçlunun Temerrüdü ve Hukuki Sonuçları

Borçlunun temerrüdü, muaccel bir borcun ifasında borçlunun ihtar üzerine veya kanun gereği geciktiği hâlleri ifade eder. Bu yazıda temerrüt şartları, temerrüt faizi ve karşılıklı sözleşmelerde alacaklının seçimlik hakları ele alınmaktadır.

Mecelle Yayın Kurulu

·

24 Şubat 2025

Borçlunun temerrüdü, muaccel hâle gelmiş bir borcun ifa edilmesinde borçlunun hukuka aykırı biçimde gecikmesi durumudur. Türk Borçlar Kanunu'nun 117 ve devamı maddelerinde düzenlenen temerrüt, borç ilişkisinde alacaklıya çeşitli haklar tanıyan önemli bir kurumdur. Borçlu temerrüde düştüğünde alacaklı hem gecikme nedeniyle uğradığı zararları talep edebilir hem de karşılıklı sözleşmelerde belirli seçimlik hakları kullanabilir.

Temerrüdün Şartları

Borçlunun temerrüde düşmesi için birtakım şartların bir arada gerçekleşmesi gerekir. Bu şartlar borcun muaccel olması, borcun ifasının mümkün olması ve kural olarak alacaklının ihtarda bulunmasıdır.

Borcun Muaccel Olması

Temerrüdün ilk şartı borcun muaccel, yani ifa zamanının gelmiş olmasıdır. Muaccel olmayan bir borç için temerrütten söz edilemez. İfa zamanı sözleşmede kararlaştırılmış olabileceği gibi kanundan da doğabilir.

İhtar

TBK m. 117/1 uyarınca muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. İhtar, alacaklının borçludan ifayı talep eden tek taraflı bir irade açıklamasıdır. İhtarın belirli bir şekle bağlı olması zorunlu değildir; ancak ispat kolaylığı bakımından yazılı ihtar, özellikle noter aracılığıyla yapılan ihtar tercih edilmelidir.

İhtara gerek olmaksızın temerrüdün gerçekleştiği hâller de vardır. TBK m. 117/2 uyarınca:

  • Borcun ifa edileceği gün taraflarca birlikte belirlenmişse (kesin vadeli işlem),
  • Sözleşmede borcun ifa edileceği günün belirlenmesi bir tarafa bırakılmış ve o taraf usulüne uygun bildirimde bulunmuşsa,

borçlu, ihtara gerek kalmaksızın bu günün geçmesiyle temerrüde düşer. Örneğin taraflar "31 Aralık 2025 günü ödeme yapılacaktır" biçiminde kesin bir vade belirlemişlerse, borçlu bu tarihin geçmesiyle ayrıca ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer.

Temerrüdün Genel Sonuçları

Borçlu temerrüde düştüğünde bazı sonuçlar kendiliğinden doğar. Bunların başında gecikme tazminatı ve beklenmedik hâlden sorumluluk gelir.

Gecikme Tazminatı

TBK m. 118 uyarınca temerrüde düşen borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat etmedikçe, borcun geç ifasından dolayı alacaklının uğradığı zararı gidermekle yükümlüdür. Bu zarar, gecikme nedeniyle ortaya çıkan ve temerrütle illiyet bağı bulunan zararlardır.

Beklenmedik Hâlden Sorumluluk

Temerrüde düşen borçlu, beklenmedik hâl (umulmayan hâl) nedeniyle doğan zarardan da sorumlu olur (TBK m. 119). Ancak borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını veya borç zamanında ifa edilmiş olsaydı bile beklenmedik hâlin ifa konusu şeye zarar vereceğini ispat ederek bu sorumluluktan kurtulabilir.

Temerrüt Faizi

Para borçlarında temerrüdün en önemli sonucu temerrüt faizidir. TBK m. 120 uyarınca uygulanacak yıllık temerrüt faizi oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir. Kanuni temerrüt faizi 3095 sayılı Kanunda düzenlenmiştir.

Temerrüt faizinin bazı temel özellikleri şunlardır:

  1. Para borçlarında alacaklı, herhangi bir zarara uğradığını ispat etmeksizin temerrüt faizini talep edebilir.
  2. Alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramışsa, borçlu kusuru olmadığını ispat etmedikçe bu zararı da (aşkın/munzam zarar) gidermekle yükümlüdür (TBK m. 122).
  3. Ticari işlerde ticari temerrüt faizi uygulanır ve oranı ticari olmayan işlere göre daha yüksek olabilir.

"Munzam zarar, temerrüt faizini aşan ve borçlunun temerrüdü ile illiyet bağı bulunan zarardır. Alacaklı bu zararın varlığını ve miktarını ispatla yükümlüdür; ancak somut olayın özelliklerine göre bu zararın varlığı hayatın olağan akışı içinde kabul edilebildiği hâllerde ispat kolaylaştırılır." (Yargıtay HGK, E. 2017/1044 K. 2019/876, T. 26.09.2019)

Karşılıklı Sözleşmelerde Seçimlik Haklar (TBK m. 125)

Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde borçlu temerrüde düştüğünde alacaklıya önemli seçimlik haklar tanınmıştır. TBK m. 123 uyarınca alacaklı, kural olarak önce borçluya ifa için uygun bir süre verir veya bu sürenin verilmesini hâkimden ister. Ancak borçlunun içinde bulunduğu durumdan veya tutumundan süre verilmesinin etkisiz olacağı anlaşılıyorsa, ya da borcun ifası alacaklı için gereksiz hâle gelmişse süre verilmesine gerek yoktur (TBK m. 124).

Süre verilmesine rağmen borçlu ifa etmezse veya süre verilmesine gerek yoksa, alacaklı TBK m. 125 uyarınca üç yoldan birini seçebilir:

Aynen İfa ve Gecikme Tazminatı

Alacaklı her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle uğradığı zararın tazminini isteyebilir. Bu, sözleşmenin ayakta tutulduğu seçenektir.

İfadan Vazgeçip Müspet Zarar (İfaya İlişkin Menfaat)

Alacaklı, derhâl bildirimde bulunarak ifadan vazgeçip, borcun ifa edilmemesinden doğan zararının (müspet zarar) giderilmesini isteyebilir. Bu hâlde sözleşme ayakta kalır ancak alacaklı ifa yerine tazminat talep eder.

Sözleşmeden Dönme ve Menfi Zarar

Alacaklı, sözleşmeden dönebilir. Sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulur ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Ayrıca alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması nedeniyle uğradığı zararın (menfi zarar) giderilmesini talep edebilir.

  • Somut örnek: Bir otomobil satış sözleşmesinde satıcı aracı teslim etmekte temerrüde düşerse, alıcı önce ifa için uygun süre verir. Bu süreye rağmen araç teslim edilmezse alıcı; ya aracın teslimini ve gecikme zararını isteyebilir, ya ifadan vazgeçip aracı başka bir yerden daha pahalıya almak zorunda kalmasından doğan farkı (müspet zarar) talep edebilir, ya da sözleşmeden dönerek ödediği kaparoyu geri alıp menfi zararını isteyebilir.

Alacaklının bu üç haktan hangisini seçtiğini borçluya derhâl bildirmesi gerekir. Seçim yapıldıktan sonra kural olarak bu seçimden dönülemez.

Sonuç

Borçlunun temerrüdü, alacaklıya güçlü koruma araçları sunan bir kurumdur. İhtarın usulüne uygun yapılması, kesin vadeli işlemlerde ihtara gerek bulunmadığının bilinmesi ve karşılıklı sözleşmelerde TBK m. 125'teki seçimlik hakların doğru kullanılması, alacaklının menfaatlerinin korunması açısından belirleyicidir. Özellikle sözleşmeden dönme ile müspet zarar talebi arasındaki tercih, önemli hukuki sonuçlar doğurduğundan dikkatle değerlendirilmelidir.

temerrüttemerrüt faiziihtarseçimlik haklarsözleşmeden dönmemunzam zarar
İlgili mevzuat
  • 6098 sayılı TBK m. 117
  • 6098 sayılı TBK m. 118
  • 6098 sayılı TBK m. 120
  • 6098 sayılı TBK m. 122
  • 6098 sayılı TBK m. 123
  • 6098 sayılı TBK m. 125
  • 3095 sayılı Kanun
İlgili içtihat
  • Yargıtay HGK, E. 2017/1044 K. 2019/876, T. 26.09.2019
  • Yargıtay 13. HD, E. 2016/23145 K. 2018/1987, T. 22.02.2018
  • Yargıtay 19. HD, E. 2015/8765 K. 2017/2341, T. 16.03.2017

Sık sorulan sorular

Borçlu her durumda ihtar ile mi temerrüde düşer?
Hayır. Kural ihtar olmakla birlikte, kesin vadeli işlemlerde yani ifa gününün taraflarca birlikte belirlendiği hâllerde borçlu ihtara gerek olmaksızın vadenin geçmesiyle temerrüde düşer (TBK m. 117/2).
Temerrüt faizi için zarar ispatı gerekir mi?
Hayır. Para borçlarında alacaklı, herhangi bir zarara uğradığını ispat etmeksizin temerrüt faizini talep edebilir. Faizi aşan munzam zarar için ise alacaklının zararını ispat etmesi gerekir (TBK m. 122).
Alacaklı temerrüt hâlinde hangi seçimlik haklara sahiptir?
Karşılıklı sözleşmelerde alacaklı, TBK m. 125 uyarınca aynen ifa ve gecikme tazminatı isteyebilir, ifadan vazgeçip müspet zararını talep edebilir veya sözleşmeden dönerek menfi zararını isteyebilir. Seçimini borçluya derhâl bildirmesi gerekir.
Temerrüt hâlinde önce süre vermek zorunlu mudur?
Kural olarak evet. Alacaklı önce ifa için uygun süre verir (TBK m. 123). Ancak borçlunun tutumundan sürenin etkisiz kalacağı anlaşılıyorsa veya ifa alacaklı için yararsız hâle gelmişse süre vermeye gerek yoktur (TBK m. 124).
Sözleşmeden dönme ile ifadan vazgeçme arasındaki fark nedir?
Sözleşmeden dönmede taraflar aldıklarını iade eder ve alacaklı menfi zararını ister; sözleşme geriye etkili sona erer. İfadan vazgeçmede ise sözleşme ayakta kalır, alacaklı ifa yerine müspet zararının tazminini talep eder.

§Bu platformdaki içerik ve hesaplamalar bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.