Borçlar 8 dk okuma

Zamanaşımı Süreleri, Durması ve Kesilmesi

Zamanaşımı, alacağın belirli bir sürenin geçmesiyle dava yoluyla istenebilir olmaktan çıkmasıdır. Bu yazıda on, beş ve iki yıllık süreler, zamanaşımının durması ile kesilmesi ve def'i niteliği ele alınmaktadır.

Mecelle Yayın Kurulu

·

26 Ocak 2026

Zamanaşımı, bir alacağın kanunda öngörülen sürenin geçmesi ve borçlunun bu durumu ileri sürmesiyle dava yoluyla istenebilir olmaktan çıkmasıdır. Türk Borçlar Kanunu'nun 146 ve devamı maddelerinde düzenlenen zamanaşımı, hukuki ilişkilerde belirlilik ve istikrar sağlamayı, uzun süre kullanılmayan alacakların sürüncemede kalmasını önlemeyi amaçlar. Zamanaşımı, borcu tümüyle ortadan kaldırmaz; yalnızca borçluya, ödemeden kaçınma imkânı veren bir def'i hakkı tanır.

Zamanaşımı Süreleri

Türk Borçlar Kanunu, alacağın niteliğine göre farklı zamanaşımı süreleri öngörmüştür. Bu süreler kanunla belirlenmiş olup taraflarca sözleşmeyle değiştirilemez (TBK m. 148).

On Yıllık Genel Zamanaşımı

TBK m. 146 uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir. On yıllık süre, zamanaşımının genel kuralıdır ve özel bir sürenin öngörülmediği tüm alacaklar için geçerlidir. Örneğin bir taşınmaz satışından doğan bedel alacağı veya bir kredi borcunun geri ödenmesi kural olarak on yıllık zamanaşımına tabidir.

Beş Yıllık Zamanaşımı

TBK m. 147 uyarınca bazı alacaklar beş yıllık zamanaşımına tabidir. Bu alacaklar arasında şunlar sayılabilir:

  • Kira bedelleri, anapara faizleri ve ücret gibi diğer dönemsel edimler,
  • Otel, motel, pansiyon ve tatil köyü gibi yerlerdeki konaklama ücretleri ile lokanta ve benzeri yerlerdeki yeme içme bedelleri,
  • Küçük sanat işlerinden ve küçük çapta perakende satışlardan doğan alacaklar,
  • Bir ortaklıkta ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki alacaklar,
  • Vekâlet, komisyon, acentelik ve simsarlık sözleşmelerinden doğan alacaklar (ticari olmayan işlerde),
  • Yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi dışında, eser sözleşmesinden doğan alacaklar.

İki Yıllık Zamanaşımı

İki yıllık zamanaşımı, esas olarak haksız fiil ve sebepsiz zenginleşmeden doğan tazminat istemlerinin nispi (kısa) süresidir. TBK m. 72 uyarınca haksız fiilden doğan tazminat istemi, zarar görenin zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren iki yıl içinde; TBK m. 82 uyarınca sebepsiz zenginleşmeden doğan istem, hakkı ve zenginleşeni öğrenmeden itibaren iki yıl içinde ileri sürülmelidir.

"Zamanaşımı süresi, alacağın muaccel olduğu tarihte işlemeye başlar. Muacceliyet bir bildirime bağlıysa süre, bu bildirimin yapılabileceği günden itibaren hesaplanır." (Yargıtay 3. HD, E. 2017/7654 K. 2019/2987, T. 26.03.2019)

Zamanaşımı, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar (TBK m. 149). Muacceliyet bir bildirime bağlıysa süre, bu bildirimin yapılabileceği günden itibaren işler.

Zamanaşımının Durması

Zamanaşımının durması, belirli sebeplerin varlığı hâlinde sürenin işlememesi veya işlemekte olan sürenin durmasıdır. Durma sebebi ortadan kalktığında süre kaldığı yerden işlemeye devam eder; durma süresince geçen zaman hesaba katılmaz.

TBK m. 153 uyarınca zamanaşımını durduran başlıca sebepler şunlardır:

  1. Velayet süresince çocukların ana ve babalarından olan alacakları için.
  2. Vesayet süresince vesayet altında bulunanların vasiden veya vesayet işlemleri sebebiyle devletten olan alacakları için.
  3. Evlilik devam ettiği sürece eşlerin diğerinden olan alacakları için.
  4. Hizmet ilişkisi süresince, ev hizmetlilerinin onları çalıştıranlardan olan alacakları için.
  5. Borçlu, alacak üzerinde intifa hakkına sahip olduğu sürece.
  6. Alacağın Türk mahkemelerinde ileri sürülmesi imkânının bulunmadığı sürece.

Zamanaşımının Kesilmesi

Zamanaşımının kesilmesi, durmadan farklı olarak, o ana kadar işlemiş olan sürenin tümüyle silinmesi ve kesilme anından itibaren yeni bir sürenin baştan işlemeye başlaması sonucunu doğurur. Bu yönüyle kesilme, alacaklı bakımından çok daha güçlü bir koruma sağlar.

TBK m. 154 uyarınca zamanaşımı şu hâllerde kesilir:

  • Borçlu borcu ikrar etmişse, özellikle faiz ödemiş veya kısmen ifada bulunmuşsa ya da rehin vermiş veya kefil göstermişse,
  • Alacaklı, dava veya def'i yoluyla mahkemeye ya da hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa veya iflas masasına başvurmuşsa.

Kesilmeden sonra yeni bir süre işlemeye başlar (TBK m. 156). Borç bir senetle ikrar edilmiş veya bir mahkeme ya da hakem kararına bağlanmışsa, yeni süre her zaman on yıldır. Örneğin beş yıllık zamanaşımına tabi bir kira alacağı mahkeme kararına bağlandığında, artık on yıllık süreye tabi olur.

  • Somut örnek: On yıllık zamanaşımına tabi bir alacağın sekizinci yılında borçlu, borcun bir kısmını öderse zamanaşımı kesilir ve ödeme tarihinden itibaren yeni bir on yıllık süre işlemeye başlar. Böylece alacaklı, alacağını takip etmek için yeniden on yıllık bir süreye sahip olur.

Zamanaşımının Def'i Niteliği

Zamanaşımının en önemli özelliklerinden biri, def'i niteliğinde olmasıdır. TBK m. 161 uyarınca zamanaşımından önceden feragat edilemez; ancak borçlu, zamanaşımı savunmasını ileri sürmekten vazgeçebilir. Zamanaşımı hâkim tarafından resen (kendiliğinden) dikkate alınmaz; borçlunun bunu bir def'i olarak ileri sürmesi gerekir. Borçlu zamanaşımı def'ini ileri sürmezse, mahkeme zamanaşımına uğramış bir alacağa dahi hükmeder.

Zamanaşımı borcu ortadan kaldırmaz; borç eksik borç (doğal borç) hâline gelir. Bu nedenle borçlu, zamanaşımına uğramış bir borcu bilerek öderse, bunu sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak geri isteyemez (TBK m. 78). Ödenen şey, geçerli bir borcun ifası sayılır.

Sonuç

Zamanaşımı, alacaklıların haklarını makul sürelerde kullanmasını sağlayan ve hukuki ilişkilerde istikrar getiren temel bir kurumdur. On yıllık genel süre, beş yıllık ve iki yıllık özel süreler alacağın niteliğine göre uygulanır. Zamanaşımının durması sürenin işlememesine, kesilmesi ise sürenin baştan başlamasına yol açar. Zamanaşımının bir def'i olarak ileri sürülmesi gerektiği ve hâkim tarafından resen dikkate alınmadığı unutulmamalıdır. Bu nedenle dava sürecinde zamanaşımı def'inin usulüne uygun ve süresinde ileri sürülmesi büyük önem taşır.

zamanaşımıdef'ikesilmedurmaon yıllık sürebeş yıllık süre
İlgili mevzuat
  • 6098 sayılı TBK m. 146
  • 6098 sayılı TBK m. 147
  • 6098 sayılı TBK m. 149
  • 6098 sayılı TBK m. 153
  • 6098 sayılı TBK m. 154
  • 6098 sayılı TBK m. 156
  • 6098 sayılı TBK m. 161
İlgili içtihat
  • Yargıtay 3. HD, E. 2017/7654 K. 2019/2987, T. 26.03.2019
  • Yargıtay 13. HD, E. 2016/21098 K. 2018/5432, T. 10.05.2018
  • Yargıtay HGK, E. 2016/19-876 K. 2018/1234, T. 20.06.2018

Sık sorulan sorular

Genel zamanaşımı süresi ne kadardır?
TBK m. 146 uyarınca kanunda aksine hüküm bulunmadıkça her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir. On yıl, zamanaşımının genel kuralıdır; kira, faiz gibi dönemsel edimler beş yıla, haksız fiil tazminatı ise nispi olarak iki yıla tabidir.
Zamanaşımının durması ile kesilmesi arasındaki fark nedir?
Durmada işleyen süre geçici olarak durur ve sebep ortadan kalkınca kaldığı yerden devam eder. Kesilmede ise o ana kadar işleyen süre tümüyle silinir ve kesilme anından itibaren yeni bir süre baştan işlemeye başlar.
Zamanaşımı hâkim tarafından resen dikkate alınır mı?
Hayır. Zamanaşımı bir def'i niteliğindedir ve hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınmaz. Borçlunun zamanaşımı def'ini ileri sürmesi gerekir; aksi hâlde mahkeme zamanaşımına uğramış alacağa dahi hükmeder.
Zamanaşımını kesen sebepler nelerdir?
TBK m. 154 uyarınca borçlunun borcu ikrar etmesi, kısmen ödeme yapması, rehin veya kefil göstermesi ile alacaklının dava açması, icra takibi başlatması veya iflas masasına başvurması zamanaşımını keser. Kesilmeden sonra yeni bir süre işler.
Zamanaşımına uğramış borç ödenirse geri alınabilir mi?
Hayır. Zamanaşımı borcu ortadan kaldırmaz, eksik borç hâline getirir. Borçlu bu borcu bilerek öderse TBK m. 78 uyarınca ödediğini geri isteyemez; ödeme geçerli bir borcun ifası sayılır.
Zamanaşımı süresi taraflarca değiştirilebilir mi?
Hayır. TBK m. 148 uyarınca zamanaşımı süreleri sözleşmeyle değiştirilemez. Ayrıca TBK m. 161 uyarınca zamanaşımından önceden feragat de edilemez; ancak borçlu doğmuş zamanaşımı savunmasını ileri sürmekten vazgeçebilir.

§Bu platformdaki içerik ve hesaplamalar bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.