Haksız fiil sorumluluğu, kişilerin hukuka aykırı davranışlarıyla başkalarına verdikleri zararları tazmin etme yükümlülüğünü düzenleyen temel bir sorumluluk kaynağıdır. Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren kişinin bu zararı gidermekle yükümlü olduğunu düzenler. Sözleşme dışı sorumluluğun bu görünümü, bir borç ilişkisi bulunmayan kişiler arasında dahi tazminat yükümlülüğü doğurabilir.
Haksız Fiilin Unsurları
Bir tazminat talebinin haksız fiile dayanabilmesi için dört temel unsurun bir arada bulunması gerekir: hukuka aykırı bir fiil, kusur, zarar ve fiil ile zarar arasında illiyet (nedensellik) bağı. Bu unsurlardan herhangi birinin eksikliği hâlinde haksız fiil sorumluluğu doğmaz.
Hukuka Aykırı Fiil
Haksız fiilin temelinde hukuka aykırı bir davranış yer alır. Hukuka aykırılık, bir davranışın hukuk düzeninin koyduğu emir ve yasaklara aykırı olmasıdır. Fiil, bir hareketle (icra) gerçekleşebileceği gibi, hukuken yapılması gereken bir davranışın yapılmaması (ihmal) suretiyle de ortaya çıkabilir. Bir kişinin malvarlığına veya kişilik değerlerine yönelik saldırılar tipik hukuka aykırı fiillerdir.
Hukuka aykırılığı ortadan kaldıran bazı sebepler vardır. Bunlar hukuka uygunluk sebepleri olarak adlandırılır:
- Zarar görenin rızası,
- Üstün özel veya kamusal yarar,
- Meşru savunma (haklı savunma),
- Zorunluluk hâli,
- Kendi hakkını korumak için güç kullanma (ihkak-ı hak),
- Yetkili makamın verdiği yetkinin kullanılması.
Bu sebeplerden birinin varlığı hâlinde fiil hukuka aykırılığını yitirir ve kural olarak tazminat sorumluluğu doğmaz.
Kusur
Kusur, hukuk düzeninin kınadığı bir irade durumudur ve kast ile ihmal olmak üzere iki biçimde ortaya çıkar. Kast, zarar verici sonucun bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir. İhmal ise gerekli özenin gösterilmemesidir. TBK m. 49/1 kural olarak kusur sorumluluğunu esas alır; yani zarar verenin kusurlu olması aranır.
Bununla birlikte kanun, kusursuz sorumluluk hâlleri de öngörmüştür. Örneğin adam çalıştıranın sorumluluğu (TBK m. 66), hayvan bulunduranın sorumluluğu (TBK m. 67), yapı malikinin sorumluluğu (TBK m. 69) ve tehlike sorumluluğu (TBK m. 71) kusur aranmaksızın doğan sorumluluk türleridir.
Zarar
Zarar, bir kimsenin malvarlığında veya kişilik değerlerinde iradesi dışında meydana gelen eksilmedir. Zarar maddi ve manevi olmak üzere ikiye ayrılır. Maddi zarar, malvarlığındaki fiilî azalma (fiilî zarar) ve elde edilmesi beklenen kazancın elde edilememesi (yoksun kalınan kâr) biçiminde ortaya çıkar. Manevi zarar ise kişilik değerlerine yönelik saldırıdan doğan elem ve ıstıraptır.
"Tazminatın belirlenmesinde zarar görenin malvarlığında meydana gelen fiilî azalma ile yoksun kalınan kâr birlikte değerlendirilir. Zararın varlığı ve kapsamını ispat yükü, kural olarak zarar görene aittir." (Yargıtay 4. HD, E. 2018/2145 K. 2019/4123, T. 19.09.2019)
İlliyet (Nedensellik) Bağı
Haksız fiil sorumluluğunun doğması için hukuka aykırı fiil ile zarar arasında uygun bir illiyet bağı bulunmalıdır. Yani zarar, o fiilin sonucu olarak, olayların olağan akışına ve hayat tecrübelerine göre meydana gelmiş olmalıdır. İlliyet bağını kesen sebepler vardır: mücbir sebep, zarar görenin ağır kusuru ve üçüncü kişinin ağır kusuru. Bu sebeplerden biri araya girip zararı tek başına doğurmuşsa, fail ile zarar arasındaki illiyet bağı kesilir ve sorumluluk doğmaz.
- Somut örnek: Bir sürücü kırmızı ışıkta geçerek yayaya çarpar ve yaralanmasına sebep olursa; kırmızı ışıkta geçme hukuka aykırı fiili, sürücünün dikkatsizliği kusuru, yayanın tedavi giderleri ve iş gücü kaybı zararı, ışık ihlali ile yaralanma arasındaki bağ da illiyet bağını oluşturur. Dört unsur bir arada bulunduğundan sürücü tazminatla yükümlüdür.
Tazminatın Belirlenmesi
Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler (TBK m. 51). Zarar görenin de zararın doğmasında veya artmasında kusuru varsa (birlikte kusur), tazminattan indirim yapılır (TBK m. 52). Ayrıca zarar verenin, zararı doğuran fiile zarar görenin razı olması veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olması hâlinde tazminat indirilebilir ya da tamamen kaldırılabilir.
Haksız Fiilde Zamanaşımı (TBK m. 72)
Haksız fiilden doğan tazminat talepleri özel bir zamanaşımı rejimine tabidir. TBK m. 72/1 uyarınca tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.
Bu düzenlemede iki ayrı süre yer alır:
- İki yıllık kısa (nispi) zamanaşımı süresi: Zarar görenin hem zararı hem de faili öğrendiği tarihten işlemeye başlar.
- On yıllık uzun (mutlak) zamanaşımı süresi: Zararın veya failin öğrenilmesine bakılmaksızın, fiilin işlendiği tarihten itibaren işler.
TBK m. 72/1'in son cümlesi önemli bir istisna içerir: tazminat, ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu uzun zamanaşımı süresi uygulanır. Bu düzenleme, aynı zamanda suç teşkil eden haksız fiillerde zarar görenin daha uzun süre dava açabilmesine imkân tanır.
- Somut örnek: Trafik kazasında yaralanan bir kişi, faili ve zararını kaza gününde öğrenmişse iki yıl içinde dava açmalıdır. Ancak eylem taksirle yaralama suçunu oluşturuyor ve ceza kanunundaki dava zamanaşımı daha uzunsa, zarar gören bu daha uzun süreden yararlanır.
Sonuç
Haksız fiil sorumluluğu, hukuka aykırı fiil, kusur, zarar ve illiyet bağı unsurlarının bir arada bulunmasına dayanır. Bu unsurların her biri tazminat davasının kaderini doğrudan etkiler. Zamanaşımı bakımından iki yıllık ve on yıllık sürelerin doğru hesaplanması, özellikle ceza zamanaşımının devreye girdiği hâllerde hak kaybını önlemek açısından büyük önem taşır.
- 6098 sayılı TBK m. 49
- 6098 sayılı TBK m. 51
- 6098 sayılı TBK m. 52
- 6098 sayılı TBK m. 66
- 6098 sayılı TBK m. 71
- 6098 sayılı TBK m. 72
- Yargıtay 4. HD, E. 2018/2145 K. 2019/4123, T. 19.09.2019
- Yargıtay 17. HD, E. 2016/14523 K. 2018/7654, T. 12.06.2018
- Yargıtay HGK, E. 2015/4-1234 K. 2017/1098, T. 07.06.2017
Sık sorulan sorular
- Haksız fiilin unsurları nelerdir?
- Haksız fiil sorumluluğunun doğması için hukuka aykırı fiil, kusur, zarar ve fiil ile zarar arasında illiyet bağı olmak üzere dört unsurun bir arada bulunması gerekir. Bu unsurlardan birinin eksikliği sorumluluğu ortadan kaldırır.
- Haksız fiilde zamanaşımı süresi ne kadardır?
- TBK m. 72 uyarınca zarar görenin zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren iki yıl, her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıldır. Fiil aynı zamanda suç teşkil ediyor ve ceza kanununda daha uzun zamanaşımı öngörülmüşse bu uzun süre uygulanır.
- Kusursuz sorumluluk hâlleri var mıdır?
- Evet. Kural kusur sorumluluğu olmakla birlikte, adam çalıştıranın sorumluluğu, hayvan bulunduranın sorumluluğu, yapı malikinin sorumluluğu ve tehlike sorumluluğu gibi hâllerde kusur aranmaksızın sorumluluk doğar.
- Zarar görenin kusuru tazminatı etkiler mi?
- Evet. Zarar görenin zararın doğmasında veya artmasında kusuru varsa (birlikte kusur), hâkim TBK m. 52 uyarınca tazminattan indirim yapabilir; ağır kusur illiyet bağını dahi kesebilir.
- Hukuka uygunluk sebepleri nelerdir?
- Zarar görenin rızası, üstün özel veya kamusal yarar, meşru savunma, zorunluluk hâli, hakkın kullanılması ve yetkili makamın verdiği yetkinin kullanılması hukuka uygunluk sebepleridir. Bu hâllerde fiil hukuka aykırılığını yitirir.
- Manevi zarar haksız fiilde talep edilebilir mi?
- Evet. Kişilik değerlerine yönelik saldırıdan doğan elem ve ıstırap manevi zarardır ve TBK m. 56 çerçevesinde manevi tazminat olarak talep edilebilir. Hâkim, olayın özelliklerine göre uygun bir tutar belirler.
§Bu platformdaki içerik ve hesaplamalar bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.