Kefalet sözleşmesi, kefilin, borçlunun borcunu ifa etmemesi durumunda bu borçtan kişisel olarak sorumlu olmayı alacaklıya karşı üstlendiği bir teminat sözleşmesidir. Türk Borçlar Kanunu'nun 581 ve devamı maddelerinde düzenlenen kefalet, 6098 sayılı Kanunla birlikte kefili koruyan çok sayıda emredici geçerlilik şartına bağlanmıştır. Bu şartların amacı, çoğu zaman bir yakınlık ilişkisi nedeniyle ve ekonomik karşılık almaksızın kefil olan kişileri düşünmeden ağır yükümlülükler altına girmekten korumaktır.
Kefaletin Geçerlilik Şekli
TBK m. 583 uyarınca kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Bu şekil şartı, geçerlilik şartıdır; yani bu unsurları taşımayan kefalet baştan itibaren kesin olarak hükümsüzdür.
El Yazısı Şartları
Kanunun getirdiği en önemli yeniliklerden biri, belirli hususların kefilin bizzat el yazısıyla yazılmasını zorunlu tutmasıdır. TBK m. 583/1 uyarınca kefilin;
- Sorumlu olduğu azami miktarı,
- Kefalet tarihini,
- Müteselsil kefil olması durumunda bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini,
kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır. Bu unsurların matbu olarak yazılması veya bilgisayar çıktısı biçiminde bulunması geçerli değildir; kefilin bunları kendi eliyle yazması gerekir.
"Kefalet sözleşmesinin geçerliliği için kefilin sorumlu olduğu azami miktarın, kefalet tarihinin ve müteselsil kefil sıfatının kefilin kendi el yazısı ile yazılmış olması zorunludur. Bu unsurların matbu olarak yer alması sözleşmeyi geçersiz kılar." (Yargıtay 19. HD, E. 2017/2456 K. 2018/4321, T. 20.09.2018)
Temsil Yoluyla Kefalette Özel Kural
TBK m. 583/2 uyarınca kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler de aynı şekil şartına tabidir. Ayrıca temsilci aracılığıyla kefil olunması hâlinde, el yazısıyla belirtilmesi gereken hususların temsil yetkisinin verilmesine ilişkin belgede yer alması gerekir.
Eşin Rızası
Kefili koruyan en önemli düzenlemelerden biri, evli kefiller bakımından eşin rızasının aranmasıdır. TBK m. 584/1 uyarınca eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir. Bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır.
Eşin rızasının bulunmaması, kefalet sözleşmesinin geçersizliği sonucunu doğurur. Bu düzenleme, ailenin ekonomik geleceğini tehlikeye atabilecek kefalet taahhütlerine her iki eşin de iradesinin katılmasını sağlamayı amaçlar.
Eşin Rızasına İlişkin İstisnalar
TBK m. 584/3 uyarınca bazı hâllerde eşin rızası aranmaz. Buna göre ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler, mesleki faaliyetleri ile ilgili olarak esnaf ve sanatkârlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkârlar tarafından verilecek kefaletler ve benzeri belirli hâllerde eşin rızası gerekmez.
- Somut örnek: Bir limited şirketin müdürü, şirketin bankadan aldığı kredi için şirketle ilgili olarak kefil oluyorsa, eşinin rızası aranmaz. Buna karşılık aynı kişi, komşusunun kişisel borcuna kefil oluyorsa eşinin yazılı rızasını almak zorundadır.
Azami Miktarın Belirtilmesi
Kefilin sorumlu olacağı azami miktarın sözleşmede belirtilmesi geçerlilik şartıdır. Bu miktar, kefilin sorumluluğunun üst sınırını oluşturur. Kefil, belirtilen azami miktarın üzerinde bir borçtan sorumlu tutulamaz. Faiz, takip masrafları gibi feri borçlar bakımından sorumluluk da bu azami miktarla sınırlıdır. Bu düzenleme, kefilin ne kadarlık bir yükümlülük altına girdiğini önceden ve kesin biçimde bilmesini sağlar.
Kefalette Süreler ve Sona Erme
Kefaletin süresi bakımından da kefili koruyucu düzenlemeler bulunmaktadır.
Süreli ve Süresiz Kefalet
Belirli süreli kefalette kefil, kural olarak sürenin sonunda kefaletten kurtulur. TBK m. 598/3 uyarınca gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar. Bu on yıllık süre, kefaletin en uzun süresini oluşturur ve gerçek kişi kefilleri korur.
Kefalet, on yıldan fazla bir süre için verilmiş olsa bile, uzatılmadığı takdirde bu sürenin dolmasıyla sona erer. Ancak kefalet, kefil tarafından önceki kefaletin sona ermesinden en erken bir yıl önce olmak üzere ve yine el yazısı şartlarına uygun olarak verilecek yeni bir kefalet beyanıyla uzatılabilir.
Alacaklının Takip Yükümlülüğü
Süreli kefalette alacaklı, borcun muaccel olmasından itibaren belirli sürelerde borçluyu takip etmek ve rehnin paraya çevrilmesini istemekle yükümlüdür (TBK m. 596). Alacaklı bu yükümlülüğünü ihmal ederse kefil sorumluluktan kurtulabilir.
Kefalet Türleri
Kefalet, kefilin sorumluluğunun niteliğine göre adi kefalet ve müteselsil kefalet olmak üzere ikiye ayrılır. Adi kefalette alacaklı, önce asıl borçluyu takip etmek zorundadır (tartışma def'i). Müteselsil kefalette ise alacaklı, asıl borçluyu takip etmeden doğrudan kefile başvurabilir. Müteselsil kefalet, kefil bakımından daha ağır bir sorumluluk doğurduğundan, bu sıfatın el yazısıyla açıkça belirtilmesi geçerlilik şartıdır.
Sonuç
Kefalet sözleşmesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunuyla birlikte kefili koruyan sıkı geçerlilik şartlarına bağlanmıştır. Azami miktarın, kefalet tarihinin ve müteselsil kefil sıfatının el yazısıyla belirtilmesi, evli kefillerde eşin yazılı rızasının alınması ve gerçek kişi kefaletinde on yıllık azami sürenin gözetilmesi, sözleşmenin geçerliliği bakımından belirleyicidir. Bu şartlardan birinin eksikliği, çoğu zaman kefaletin tümden geçersizliği sonucunu doğurduğundan, kefalet sözleşmelerinin titizlikle düzenlenmesi gerekir.
- 6098 sayılı TBK m. 581
- 6098 sayılı TBK m. 583
- 6098 sayılı TBK m. 584
- 6098 sayılı TBK m. 596
- 6098 sayılı TBK m. 598
- Yargıtay 19. HD, E. 2017/2456 K. 2018/4321, T. 20.09.2018
- Yargıtay 11. HD, E. 2016/8934 K. 2018/2156, T. 15.03.2018
- Yargıtay 12. HD, E. 2018/12045 K. 2019/5432, T. 28.03.2019
Sık sorulan sorular
- Kefalet sözleşmesinde hangi hususlar el yazısıyla yazılmalıdır?
- TBK m. 583 uyarınca kefilin sorumlu olduğu azami miktar, kefalet tarihi ve müteselsil kefil ise bu sıfat kefilin kendi el yazısıyla yazılmalıdır. Bu unsurların matbu olması sözleşmeyi geçersiz kılar.
- Evli bir kişi eşinin rızası olmadan kefil olabilir mi?
- Kural olarak hayır. TBK m. 584 uyarınca evli kişi, ancak eşinin sözleşmeden önce veya en geç kurulması anında verdiği yazılı rızasıyla kefil olabilir. Rıza yoksa kefalet geçersizdir. Ticari işletme sahipleri ve şirket yöneticileri için istisnalar bulunur.
- Kefaletin azami süresi ne kadardır?
- TBK m. 598/3 uyarınca gerçek kişi tarafından verilen her türlü kefalet, sözleşmenin kurulmasından itibaren on yılın geçmesiyle kendiliğinden sona erer. Bu süre uzatılabilir, ancak uzatma en erken sürenin bitiminden bir yıl önce ve el yazısı şartlarıyla yapılabilir.
- Azami miktar belirtilmezse kefalet geçerli olur mu?
- Hayır. Kefilin sorumlu olacağı azami miktarın sözleşmede belirtilmesi geçerlilik şartıdır. Bu miktar aynı zamanda kefilin sorumluluğunun üst sınırını oluşturur; faiz ve masraflar da bu sınırla bağlıdır.
- Adi kefalet ile müteselsil kefalet arasındaki fark nedir?
- Adi kefalette alacaklı önce asıl borçluyu takip etmek zorundadır. Müteselsil kefalette ise alacaklı asıl borçluyu takip etmeden doğrudan kefile başvurabilir. Müteselsil sıfatının el yazısıyla açıkça belirtilmesi gerekir.
- Eşin rızası hangi hâllerde aranmaz?
- TBK m. 584/3 uyarınca ticaret siciline kayıtlı işletme sahibinin veya şirket ortak ve yöneticisinin işletmeyle ilgili verdiği kefaletler ile esnaf ve sanatkârların mesleki faaliyetleriyle ilgili kefaletlerinde eşin rızası aranmaz.
§Bu platformdaki içerik ve hesaplamalar bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.