Borçlar 7 dk okuma

Satış Sözleşmesinde Ayıptan ve Zapttan Sorumluluk: Alıcının Hakları ve Seçimlik Talepler

Satıcı, sattığı malın ayıplı çıkması ve üçüncü kişilerin haklarından dolayı alıcıya karşı sorumludur. Bu yazıda ayıptan doğan seçimlik haklar, muayene ve ihbar yükümlülüğü ile zapttan sorumluluk açıklanmaktadır.

Mecelle Yayın Kurulu

·

29 Nisan 2025

Satış sözleşmesi, ekonomik hayatın temelini oluşturan en yaygın sözleşme türüdür. Bu sözleşmede satıcı, malı ayıpsız ve üçüncü kişilerin haklarından ari biçimde alıcıya devretmekle yükümlüdür. Türk Borçlar Kanunu, satıcının bu yükümlülüklere aykırılığı halinde alıcıyı koruyan iki temel sorumluluk rejimi öngörür: ayıptan sorumluluk ve zapttan sorumluluk. Bu iki kurumun doğru anlaşılması, alıcının haklarını etkin biçimde kullanabilmesi için gereklidir.

Ayıptan Sorumluluk

Ayıptan sorumluluk, Türk Borçlar Kanunu'nun 219 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumludur.

Ayıp Türleri

Ayıp çeşitli biçimlerde ortaya çıkabilir:

  • Maddi ayıp: Malın fiziki yapısındaki bozukluklar (örneğin bir aracın motorundaki gizli arıza)
  • Hukuki ayıp: Malın kullanımını hukuken sınırlayan durumlar
  • Ekonomik ayıp: Malın ekonomik değerini düşüren nitelik eksiklikleri

Ayrıca ayıp, açık ayıp ve gizli ayıp olarak da ikiye ayrılır. Açık ayıp, olağan bir muayeneyle fark edilebilen ayıptır. Gizli ayıp ise sonradan ortaya çıkan, teslim anında fark edilemeyen ayıptır.

Muayene ve İhbar Yükümlülüğü

Alıcının ayıptan doğan haklarını kullanabilmesi için önemli bir yükümlülüğü vardır. Türk Borçlar Kanunu'nun 223. maddesine göre alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır.

Alıcı bu gözden geçirmeyi ve bildirimi ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak nitelikteki gizli ayıplar sonradan ortaya çıktığında, alıcı derhal satıcıya bildirmek koşuluyla haklarını kullanabilir.

Alıcının Seçimlik Hakları

Satılanın ayıplı olması durumunda alıcı, Türk Borçlar Kanunu'nun 227. maddesi uyarınca dört seçimlik haktan birini kullanabilir:

  • Sözleşmeden dönme: Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönebilir. Bu hâlde ödediği bedeli faiziyle geri alır.
  • Bedelde indirim: Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteyebilir.
  • Ücretsiz onarım: Aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, satılanın ücretsiz onarılmasını isteyebilir.
  • Ayıpsız misli ile değiştirme: Satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteyebilir.

Alıcı bu haklardan hangisini kullanacağını serbestçe seçebilir. Ancak sözleşmeden dönme, durumun bunu haklı göstermediği hallerde hâkim tarafından bedel indirimine çevrilebilir. Bu seçimlik haklara ek olarak, koşulları varsa alıcı satıcının kusuru nedeniyle uğradığı zararların giderilmesini de talep edebilir.

Örneğin, ikinci el bir araç satın alan alıcı, aracın kilometresinin geri alındığını ve motorunda satıcı tarafından gizlenen ciddi bir arıza bulunduğunu sonradan öğrenirse, sözleşmeden dönerek ödediği bedeli geri isteyebilir veya bedel indirimi talep edebilir.

Zamanaşımı

Ayıptan doğan davalar, kural olarak satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Taşınmaz yapılarda ise bu süre beş yıldır. Ancak satıcı ayıbı ağır kusuruyla veya hile ile gizlemişse, bu zamanaşımı sürelerinden yararlanamaz. Bu durumda genel zamanaşımı süreleri uygulanır.

Yargıtay, satıcının hilesinin zamanaşımına etkisini şu şekilde ortaya koyar:

Satıcının, satılandaki ayıbı hile ile gizlemesi hâlinde, kanunda öngörülen iki yıllık kısa zamanaşımı süresinden yararlanamayacağı, bu durumda genel zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği gözetilmelidir.

Zapttan Sorumluluk

Zapttan sorumluluk, Türk Borçlar Kanunu'nun 214 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Bu sorumluluk, satılan üzerinde üçüncü bir kişinin, sözleşmenin kurulduğu sırada var olan bir hakka dayanarak alıcının elinden malı alması durumunda gündeme gelir.

Zapttan sorumlulukta satıcı, sattığı malın gerçekten alıcının mülkiyetine geçmesini ve üçüncü kişilerin hukuki iddialarından ari olmasını garanti eder. Örneğin, satın alınan bir malın aslında başkasına ait olduğu ve gerçek malikin malı alıcıdan geri aldığı durumlarda zapttan sorumluluk devreye girer.

Malın alıcının elinden tamamen alınması (tam zapt) hâlinde, satış sözleşmesi kendiliğinden sona ermiş sayılır ve alıcı, satıcıdan şu talepleri ileri sürebilir:

  • Ödediği satış bedelinin faiziyle iadesi
  • Sebep olduğu yargılama giderleri
  • Zaptı önlemek için yaptığı giderler
  • Doğrudan doğruya zaptından doğan diğer zararlar

Malın yalnızca bir kısmının alıcının elinden alınması (kısmi zapt) hâlinde ise alıcı, sözleşmeden dönmeyip uğradığı zararın giderilmesini isteyebilir.

Tüketici İşlemlerinde Ayıp

Bir malın tüketiciye satılması hâlinde, Türk Borçlar Kanunu'nun genel hükümlerinin yanı sıra Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun da uygulanır. Tüketici lehine olan bu düzenlemede ayıptan sorumluluk süresi ve tüketicinin seçimlik hakları özel olarak korunmuştur.

Sonuç olarak, satış sözleşmesinde satıcının ayıptan ve zapttan sorumluluğu, alıcıyı koruyan iki temel güvence oluşturur. Alıcının bu haklardan yararlanabilmesi için muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmesi ve zamanaşımı sürelerine dikkat etmesi gerekir. Her somut olayda ayıbın niteliği ve satıcının kusuru dikkatle değerlendirilmelidir.

satış sözleşmesiayıptan sorumlulukzapttan sorumlulukTBK 219seçimlik haklarborçlar hukuku
İlgili mevzuat
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 214-218
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 219
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 223
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 227
  • 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun
İlgili içtihat
  • Yargıtay 13. HD, E. 2019/7845 K. 2021/2934, T. 15.03.2021
  • Yargıtay 19. HD, E. 2017/4521 K. 2019/3876, T. 20.06.2019
  • Yargıtay HGK, E. 2016/13-891 K. 2018/1234, T. 27.06.2018

Sık sorulan sorular

Ayıplı mal alan kişinin hangi hakları vardır?
Alıcının dört seçimlik hakkı vardır: sözleşmeden dönme, satış bedelinde indirim, malın ücretsiz onarılması ve ayıpsız misli ile değiştirilmesi. Alıcı bunlardan birini serbestçe seçer. Koşulları varsa ayrıca zararının giderilmesini de talep edebilir.
Malın ayıplı olduğunu satıcıya bildirmek zorunlu mudur?
Evet. Alıcı, teslim aldığı malı olağan akış içinde gözden geçirip açık ayıpları uygun sürede satıcıya bildirmek zorundadır. Bildirmezse malı kabul etmiş sayılır. Gizli ayıplar ise ortaya çıktığında derhal bildirilmelidir.
Ayıptan doğan haklar için zamanaşımı süresi nedir?
Ayıptan doğan davalar kural olarak teslimden itibaren iki yılda, taşınmaz yapılarda beş yılda zamanaşımına uğrar. Ancak satıcı ayıbı ağır kusuruyla veya hile ile gizlemişse bu kısa sürelerden yararlanamaz.
Zapttan sorumluluk ne zaman gündeme gelir?
Satılan mal üzerinde üçüncü bir kişinin, sözleşme kurulduğu sırada var olan bir hakka dayanarak malı alıcının elinden alması durumunda zapttan sorumluluk devreye girer. Örneğin satın alınan malın aslında başkasına ait olması bu kapsamdadır.
Malın kilometresi düşürülmüş ikinci el araçta ne yapılabilir?
Bu durum gizli ayıp oluşturur ve satıcının hilesi söz konusuysa alıcı iki yıllık zamanaşımıyla bağlı kalmaz. Alıcı sözleşmeden dönerek bedelini geri isteyebilir, bedel indirimi talep edebilir veya koşulları varsa zararının giderilmesini isteyebilir.

§Bu platformdaki içerik ve hesaplamalar bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.