Dürüstlük Kuralı
Herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüst davranma yükümlülüğüdür.
Dürüstlük kuralı (objektif iyiniyet), herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olmasıdır. Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde düzenlenen bu ilke, tüm özel hukuk ilişkilerinde geçerli olan temel bir kuraldır.
İşlevleri
- Davranış ölçüsü: Dürüst, makul ve orta zekâlı bir kişinin aynı durumda göstereceği davranış esas alınır.
- Hakların sınırlanması: Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.
- Sözleşmenin tamamlanması ve yorumu: Boşlukların doldurulmasında ve beyanların yorumunda ölçü oluşturur.
- Yan yükümlülükler: Sözleşmenin açıkça öngörmediği koruma, aydınlatma ve özen yükümlülükleri dürüstlük kuralından doğar.
Subjektif iyiniyetten farkı
Dürüstlük kuralı (objektif iyiniyet), davranışın dürüstlüğüne ilişkindir. Buna karşılık subjektif iyiniyet (Medeni Kanun m. 3), bir kişinin bir hakkın kazanılmasına engel durumu bilmemesi veya bilecek durumda olmamasıdır. İkisi farklı kavramlardır.
Uygulama alanı
Sözleşme öncesi görüşmelerden ifaya, hakların kullanılmasından sözleşmenin sona ermesine kadar her aşamada gözetilir.
Somut örnek: Uzun süre hiç itiraz etmeden bir hakkı kullanmayan, karşı tarafta artık kullanılmayacağı yönünde haklı güven uyandıran kişinin sonradan bu hakkı ileri sürmesi (çelişkili davranış yasağı), dürüstlük kuralına aykırı sayılabilir.
- 4721 sayili TMK m. 2
§Bu platformdaki içerik ve hesaplamalar bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.