İkrar
Bir tarafın, aleyhine ileri sürülen bir vakıanın doğru olduğunu mahkeme önünde veya dışında kabul etmesidir.
İkrar, bir tarafın, diğer tarafça ileri sürülen ve kendi aleyhine sonuç doğuran bir vakıanın doğruluğunu kabul etmesidir. İspat hukukunda güçlü bir araçtır; ikrar edilen vakıa, kural olarak ayrıca ispatı gerektirmez.
Türleri
- Mahkeme içi (adli) ikrar: Görülmekte olan davada, mahkeme önünde yapılan ikrardır. Kesin delil niteliğindedir ve ikrar eden tarafı bağlar; ikrar olunan vakıanın ayrıca ispatına gerek kalmaz.
- Mahkeme dışı ikrar: Dava dışında yapılan kabuldür; kesin delil değildir, takdiri delil olarak değerlendirilir.
Bölünüp bölünememesi
Kural olarak ikrar bölünemez (bir bütün olarak değerlendirilir). Ancak ikrara eklenen vakıanın (vasıflı/bileşik ikrar), ikrar edilen vakıayla bağlantısı yoksa veya ayrı bir vakıaysa, ikrar bölünebilir ve eklenen kısmın ayrıca ispatı gerekebilir.
Geri alınması
Mahkeme içi ikrar, ancak maddi bir hatadan kaynaklandığı ispat edilerek geri alınabilir; aksi hâlde ikrar edeni bağlar.
Kabul (davadan) ile farkı
İkrar, bir vakıanın doğruluğunun kabulüdür; davanın kabulü ise davacının talep sonucunun kabulüdür. İkrar tek başına davayı sona erdirmez.
Somut örnek: Davalı, duruşmada "evet bu parayı ondan aldım, ödünç almıştım" derse, ödünç alma vakıasını ikrar etmiş olur ve bu vakıanın ayrıca ispatına gerek kalmaz.
- 6100 sayili HMK m. 188
- 6100 sayili HMK m. 208
§Bu platformdaki içerik ve hesaplamalar bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.