Tanık
Uyuşmazlık konusu vakıa hakkında bilgisi olan ve bunu mahkemeye beyan eden üçüncü kişidir.
Tanık, dava konusu uyuşmazlıkla ilgili bir vakıa hakkında beş duyusuyla edindiği bilgiyi mahkemeye aktaran, taraflar dışındaki üçüncü kişidir. Tanık beyanı, takdiri delillerdendir.
Tanıkla ispat sınırı
Kanunda belirlenen parasal sınırı aşan hukuki işlemler kural olarak senetle ispatlanmalıdır; bu sınırı aşan işlemlere karşı tanık dinletilerek aksi ispatlanamaz. Ancak:
- Bir "delil başlangıcı" bulunuyorsa,
- Karşı taraf tanık dinlenmesine açıkça muvafakat ederse,
- Ya da senet alınmasında imkânsızlık veya olağan bir engel varsa, tanık dinlenebilir. Buna karşılık haksız fiil, sebepsiz zenginleşme gibi hukuki işlem dışı olgular her türlü delille (tanık dâhil) ispatlanabilir.
Tanıklıktan çekinme
Belirli kişiler tanıklıktan çekinme hakkına sahiptir: Tarafın nişanlısı, evlilik bağı ortadan kalksa bile eşi, belirli derecedeki kan ve kayın hısımları; ayrıca meslek sırrı nedeniyle (avukat, hekim gibi) veya kendisini ya da yakınlarını suç isnadı altında bırakacak sorularda çekinme mümkündür.
Yemin ve değerlendirme
Tanık kural olarak dinlenmeden önce yemin eder; gerçeğe aykırı tanıklık cezai sorumluluk doğurur. Tanık beyanı, hâkim tarafından serbestçe değerlendirilir.
Somut örnek: Bir trafik kazasını yakından gören kişi, kazanın nasıl gerçekleştiğini mahkemede tanık olarak anlatır; hâkim bu beyanı diğer delillerle birlikte takdir eder.
- 6100 sayili HMK m. 240-265
- 6100 sayili HMK m. 200-203
§Bu platformdaki içerik ve hesaplamalar bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.