Adli Kontrol
Tutuklama yerine, şüpheli veya sanığın belirli yükümlülüklere tabi tutularak serbest bırakılmasını sağlayan koruma tedbiri.
Adli kontrol, tutuklama sebeplerinin varlığı hâlinde, şüpheli veya sanığın tutuklanması yerine daha hafif bir müdahaleyle belirli yükümlülüklere tabi tutularak serbest bırakılmasını sağlayan bir koruma tedbiridir. CMK m.109-115'te düzenlenmiştir. Ölçülülük ilkesinin bir gereği olarak, tutuklamaya oranla öncelikli olarak değerlendirilmesi gerekir.
Uygulanma koşulu
CMK m.100'de tutuklama için öngörülen sebeplerin bulunması hâlinde, tutuklama yerine adli kontrole karar verilebilir. Katalog suçlar dışında adli kontrol, hükmedilecek cezanın süresine bakılmaksızın uygulanabilir.
Yükümlülükler (CMK m.109)
Adli kontrol kapsamında şüpheli/sanık şu yükümlülüklerden bir veya birkaçına tabi tutulabilir:
- Yurt dışına çıkamamak,
- Belirlenen makamlara belirli süreyle başvurmak (imza atmak),
- Belirli yerlere gitmemek veya belirli yerlere ancak izinle gidebilmek,
- Konutunu terk etmemek (ev hapsi),
- Belirlenen çevre sınırları dışına çıkmamak,
- Güvence (teminat) yatırmak,
- Silah bulunduramamak,
- Uyuşturucu bağımlılığından arınmak amacıyla tedavi veya muayeneyi kabul etmek,
- Elektronik kelepçe (teknik araçlarla izleme) uygulanması.
Süre ve denetim
Adli kontrol tedbiri, soruşturmada sulh ceza hâkimliği, kovuşturmada mahkeme tarafından uygulanır. Şüpheli/sanık, tedbirin kaldırılmasını her zaman isteyebilir. Yükümlülüklere uyulmaması hâlinde tutuklama kararı verilebilir (CMK m.112).
Amacı
Adli kontrol, kişi özgürlüğüne en az müdahaleyle soruşturma ve kovuşturmanın güvenliğini (kaçmanın, delil karartmanın önlenmesi) sağlamayı amaçlar. Bu yönüyle masumiyet karinesini koruyan, tutuklamaya alternatif bir tedbirdir.
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.109-115
- m.100
§Bu platformdaki içerik ve hesaplamalar bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.