İdari Eylem
İdarenin, bir irade açıklaması niteliğinde olmayan, maddi nitelikteki fiil ve faaliyetleri.
İdari eylem, idarenin kamusal faaliyetleri sırasında gerçekleştirdiği, bir hukuki işlem (irade açıklaması) niteliği taşımayan maddi fiil ve hareketlerdir. İdari işlemden farklı olarak, hukuki sonucu doğrudan bir irade beyanı değil, fiili bir davranış doğurur. İdari eylemler, kural olarak tam yargı davasının konusunu oluşturur.
İdari işlemden farkı
- İdari işlem: Bir irade açıklamasıdır (örneğin ruhsat verme, ceza kesme). İptal davasına konu olur.
- İdari eylem: Fiili bir faaliyet veya hareketsizliktir (örneğin bir hastanede yapılan ameliyat, yol yapımı, bir binanın yıkımı sırasında verilen zarar). Tam yargı davasına konu olur.
Türleri
- Olumlu (icrai) eylemler: İdarenin aktif bir davranışı (bir aracın idareye ait araçla çarpması, kamu hizmeti sırasında verilen fiziki zarar gibi).
- Olumsuz (hareketsizlik) eylemleri: İdarenin yapması gereken bir eylemi yapmaması (hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi - hizmet kusuru).
İdarenin sorumluluğu
İdari eylemlerden doğan zararlarda idarenin sorumluluğu iki temele dayanabilir:
- Hizmet kusuru: Kamu hizmetinin kötü, geç veya hiç işlememesi.
- Kusursuz sorumluluk: Kusur aranmaksızın, risk ilkesi veya kamu külfetleri karşısında eşitlik ilkesi gereğince idarenin sorumlu tutulması.
Dava süreci
İdari eylemlerden hakları ihlal edilenler, önce ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini isterler (2577 sayılı İYUK m.13). İdarenin cevabı üzerine veya cevap verilmeyip zımnen reddedilmiş sayılması hâlinde, dava açma süresi içinde tam yargı davası açılır.
Örnek
Bir belediyenin bakımından sorumlu olduğu yoldaki çukur nedeniyle aracın hasar görmesi ya da bir kamu hastanesinde tıbbi ihmal sonucu zarar doğması birer idari eylemdir ve zarar gören kişi tam yargı davası açabilir.
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.13
- Anayasa m.125
§Bu platformdaki içerik ve hesaplamalar bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.